Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17906 E. 2015/3869 K. 19.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17906
KARAR NO : 2015/3869
KARAR TARİHİ : 19.03.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 25. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31/03/2014 tarih ve 2013/241-2014/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin bedensel ve zihinsel özürlü olup, annesi …’nin vesayeti altında olduğunu, vasi olan annesinin müvekkili için iş ararken bıraktığı kimlik fotokopisi kötüniyetli kişilerce kullanılıp, müvekkilinin mesul müdür gösterilerek dava dışı … Gıda Petrol İnş. Nak. Teks. San. Tic. Ltd. Şti. adı altında şirket kurulduğunu, farklı bankalardan ve davalı bankadan çek hesabı açılarak keşide edilen çeklerle piyasanın dolandırıldığını, bu nedenle müvekkili hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan davalar açıldığını, bu durumu ilamların infazı sırasında yakalama ile öğrendiklerini, cezai ehliyeti olmayan müvekkilinin bu nedenle nezarette bile kaldığını, açıklanan olaylar nedeniyle müvekkilinin manen yıkıldığını ve kişilik haklarının zarar gördüğünü ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi, 24.000 TL manevi tazminatın zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davaldan tahsilini talep ve dava etmiş, 15.11.2011 tarihinde maddi tazminata ilişkin talebini 4.111 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, dava zaman aşımının dolduğunu, müvekkilince çek karnesi verilmesi talebinin mevzuata uygun bir biçimde değerlendirildiğini, belgelerin iğfal kabiliyetine sahip olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığı savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın çek hesabı açarken aldığı nüfus cüzdanı sureti, ikametgah ilmühaberi, faaliyet belgesi ve ticaret sicil müdürlüğü yazısının fotoğrafsız olması nedeniyle özen yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kabul edilemeyeceği, çek hesabı açılırken sürücü belgesine dayanılarak oluşturulan imza sirkülerinin esas alınmasının yeterli olmadığı, davalının ilgili kurum ve kuruluşlardan sorgulama yapmaksızın belgelere itibar ettiği, bankanın basiretli bir tacir gibi davranmaması nedeniyle kusurlu olduğu, kimlik fotokopisi tek başına kullanılmadığından davacının annesi tarafından kimlik fotokopisi bırakılmasının sonuca etkili olmadığı, hakkında ceza davası açılıp mahkumiyet hükmü tesis edilen davacının manevi olarak zarar gördüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 289,43 TL maddi, 7.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 373,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.