Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/20932 E. 2015/6394 K. 07.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20932
KARAR NO : 2015/6394
KARAR TARİHİ : 07.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-… ve Tic. Ltd. Şti.’nin … Bankası A.Ş. Kavaklıdere Ankara şubesi nezlinde bulunan 61535130 no’lu hesabından 16/07/2008 tarihinde saat: 16.08.06, 16.20.06 ve 16.27.56 saatlerinde 81.6.72.243 IP adresi üzerinden sanıklardan …’e ait … no’lu hesaba 4900 TL, 2000 TL ve 2400 TL paranın internet bankacılığı aracılığıyla havale edildiği, gelen tutarın 9.047 YTL kısmının kullanıldığı, kullanılmayan 253.00 YTL kısmın katılan şirkete banka tarafından iade edildiği, sanık …’in suçlamayı kabul etmeyerek, hesabına para gönderildiğinden haberi olmadığını ve para çekmediğini beyan ettiği, dosya içerisinde mevcut 25/11/2010 tarihli teşhis tutanağında kredi kartını kullanarak dolandırıcılık yapan şahısların sonradan isimlerini öğrendiği diğer sanıklar … ve … olduğunu beyan ettiği, ancak bununla ilgili hiçbir aşamada ifadesinin alınmadığı, diğer sanıklar … ve …’nın ise suçlamayı kabul etmediklerinin anlaşılması karşısında; sanık …’in, kendisine ait suça konu kredi kartının diğer sanıklar tarafından ne şekilde ele geçirilerek kullanıldığı hususunda ayrıntılı savunması alınması suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayini gerekirken, delillerin nelerden ibaret olduğu gösterilmeden, tartışılmadan ve gerekçelendirilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-İlgili banka tarafından havale edilen tutarın ne şekilde kullanıldığının bildirilmemesi karşısında; suça konu paranın ne şekilde kullanıldığının tespiti ile; öncelikle suça konu paraların ATM’lerden çekilmiş ise; hangi banka şubesi ya da yerdeki ATM’lerden çekildikleri, kamera görüntüsü olup olmadığı tespit edilip ATM’lerden çekildikleri ana ilişkin kamera görüntülerinin temin edilerek görüntülerdeki kişinin kimliğine dair araştırma yoluna gidilmesi, işyerlerinde alışveriş sırasında kullanılılmış ise, bu işyerlerinin tespiti ile işlem anında kamera görüntüsü bulunup bulunmadığının sorularak, varlığı halinde, kamera kaydında görüntüsü bulunan kişinin sanıklar veya başkaca bir kişi olup olmadığının değerlendirilmesi, kamera kaydının bulunmaması ya da elde edilen görüntülerin kimlik tespitine elverişli olmaması halinde ise alışveriş yapılan işyerlerinden alım-satım işlemine ait fatura, fiş veya benzeri bir belgenin bulunup bulunmadığının, faturanın kimin adına tanzim edildiğinin tespitinin yapılması,
3-Suça konu paranın internet üzerinden işlemini gerçekleştiren IP numarası 81.6.72.243 olan bilgisayarın kullanıcısının kim olduğu hususunun internet servis sağlayıcılarından sorularak şahsın açık kimlik bilgileri tespit edilip beyanına başvurulması, kimliğinin tespiti sonrasında sanıklarla irtibatının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
4-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.11.2009 gün ve 193/268 sayılı kararında da açıklandığı üzere; sanıkların şikayetçinin hesabına internet aracılığı ile girip hesabına para aktararak almaktan ibaret olan eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-e maddesinde öngörülen “bilişim sisteminin kullanılması suretiyle hırsızlık” suçunu oluşturmasına karşın suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyete hükmedilmesi,
4-Sanıklar hakkında hükmolunan hapis cezası takdiren asgari hadden tayin olunduğu halde aynı gerekçeler ile hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
5-Sanıklardan ayrı ayrı tahsiline karar verilen 54 TL yargılama giderlerinin, 5271 sayılı CMK’nın 324/4 maddesine 6352 sayılı Kanunun 100. maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20 TL’nin altında kaldığının anlaşılması karşısında, hazineye yükletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına 07.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.