Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/16771 E. 2015/20615 K. 10.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16771
KARAR NO : 2015/20615
KARAR TARİHİ : 10.09.2015

MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklının, borçlular hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlattığı takipte; borçlulardan …, …, … ve …’in 2013/55 Esas numaralı asıl dava dosyasında; borçlulardan … ve …’in ise birleştirilmesine karar verilen 2013/57 Esas numaralı dava dosyasında yaptıkları başvurularında; senette anneleri muris ve keşideci …’ye ait herhangi bir imza bulunmadığını, parmak izinin ise adı geçen annelerine ait olmadığını, parmak izi ile yetinilmeyip kefil ya da tanıklarla bunun tahkim edilmesi gerektiğini ileri sürerek borca ve imzaya itiraz ettikleri, mahkemece, asıl ve birleşen dava bakımından itirazın kabulü ile takibin borçlular yönünden iptaline ve alacaklının %20 tazminat ve %10 para cezasına mahkum edilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
1-Birleşen 2013/57 Esas sayılı dava dosyası yönünden verilen mahkeme kararının incelenmesinde;
İİK’nun 168/4-5. maddesi uyarınca imzaya ve borca itirazın, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde yapılması zorunludur. Ödeme emrinin borçlulardan …’e 01.10.2013, …’e ise 03.10.2013 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçen borçluların 5 günlük yasal sürenin geçmesinden sonra 21.10.2013 tarihinde icra mahkemesine başvurdukları görülmektedir. Bu nedenle mahkemece, borçlu … ve …’in 2013/57 Esas numaralı dosyası ile yaptıkları itirazlarının süre aşımından reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek adı geçen bu iki borçluyu da kapsar biçimde karar verilmesi doğru değildir.
2-Asıl dava dosyasına ilişkin olarak mahkemece verilen kararın incelenmesinde;
Takip dayanağı senedin tanzim tarihi itibarı ile uygulanması gereken 6762 Sayılı TTK’nun 688/7. maddesi gereğince, takip konusu belgenin kambiyo vasfını taşıması için “senedi tanzim edenin imzasını” ihtiva etmesi zorunludur. Somut olayda, icra takibinin dayanağı 01.12.2010 vade tarihli 20.000,00 TL bedelli senette keşideci olarak …’nın adının yazılı olduğu, ancak karşısında parmak izinin bulunduğu, keşideciye ait herhangi bir imzanın bulunmadığı görüldüğünden ve dolayısıyla anılan senet bono niteliğini taşımadığından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamaz.

Bu durumda, mahkemece İİK’nun 170a/2. maddesi uyarınca re’sen takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, parmak izinin murise ait olup olmadığının bilimsel olarak tespitinin mümkün olmadığı, senedin muris tarafından düzenlenmediği kanaatine varıldığı gerekçe gösterilerek takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz ise de; sonuçta takibin iptaline karar verildiğinden bu husus bozma nedeni yapılamamıştır.
Ancak, iptalin dayanağının İİK’nun 170/a maddesi olması gerektiğinden ve bu maddede de tazminat ve para cezası öngörülmediğinden alacaklının tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.