Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/28252 E. 2015/1152 K. 20.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/28252
KARAR NO : 2015/1152
KARAR TARİHİ : 20.01.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi…. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Çeke dayalı kambiyo takibinde borçlu vekili, dava dışı… tarafından keşide edilen çek nedeniyle borçlu … hakkında icra takibi yapıldığını, borçlu olmadığını ileri sürmüş, mahkemece, borçlunun, keşideci şirket adına çeki imzaladığı, çekte davacının borçlu olması için atılmış ikinci bir imza olmadığı, keşideci şirketin tasfiyesinin tamamlandığı, tasfiye nedeniyle şirket yetkilisinin borçtan hangi oranda sorumlu olduğu, hangi miktarın, tahsilinin gerekip gerekmediğinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür.
Limitet şirketin feshinin ticaret sicili memurluğunca ilan edilmiş olması ortaklığın sona erdiğini göstermez. Tasfiye tamamlanıp, tasfiye memurları tarafından ticaret siciline ortaklığın silinmesi ve bu işlemler tamamlanıp ilan edilmesi üzerine ortaklık sona erer.
Şirket fesh edilip TTK.nun 636/5. maddesi yollaması ile TTK.nun 545. maddesi uyarınca şirketin ticaret ünvanı ticaret sicilinden silinmiş ise, artık ortada bir şirketin varlığından bahsetmek mümkün olmayacağından şirket adına yasal bir girişimde de bulunulamaz.
Ticaret sicil memurluğunun 23.07.2014 tarihli yazısına göre keşideci…. şirketinin 10.11.2010 tarihinde tasfiyeye girdiği ve 12.12.2011 tarihinde tasfiyesinin sona erdiği, tasfiye memurunun … olduğu, yine 21.12.2011 tarihli ve …. sayılı ticaret sicil gazetesinin… sayfasında da adı geçen şirketin kaydının silindiğinin ilan edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda ticaret sicil gazetesinde şirketin sona erdiği ilan edildiğinden, şirketin sona ermesinden sonra çeki şirket adına keşide eden temsilcinin şahsen sorumluluğu bulunduğundan mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.