Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/20074 E. 2015/12704 K. 07.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20074
KARAR NO : 2015/12704
KARAR TARİHİ : 07.07.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, suç eşyasını bilerek satın alma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından, sanık hakkında “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinde belirtilen ve TCK’nın 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK’nın 53/3. maddesi gözetilerek TCK’nın 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına ’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar … ve … hakkında iş yeri dokunulmazlığını ihlal ile … ve … hakkında suç eşyasını bilerek satın alma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
1-Sanıklar … ve … hakkında iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümde; katılana ait depo olarak kullanıldığı belirtilen suça konu yere ilişkin dosya içerisinde olay yerinin bir krokisi bulunmadığının anlaşılması karşısında, suça konu yerde keşif yapılıp öncelikle suça konu eşyaların bulunduğu depo olarak kullanılan yerin herhangi bir işyerinin eklentisi yada müştemilatı içerisinde yer alıp almadığı yada depo olarak kullanılan yerde sürekli olarak çalışan kişilerin bulunup bulunmadığı hususlarında uzman bilirkişi aracılığıyla araştırma yapılarak sonucuna göre, sanıklarıın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Sanıklar … ile …’in, aşamalarda suça konu eşyaların çalıntı olduğunu bilmeden piyasa fiyatının yüzde on altına satın aldıklarına dair beyanları, katılanın bu sanıklardan şikayetçi olmayıp, suça konu malların çalıntı olduğunu bilemeyecekleri yönünde sanıkların savunmasını doğrular beyanı dikkate alındığında; sanıkların yüklenen suçu işlediğini gösterir, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığı, “şüpheden sanık yararlanır” evrensel ceza hukuku ilkesi de gözetilerek, beraatleri yerine yazılı biçimde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
3-TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
4-Katılanın 04/05/2011 tarihli duruşma tutanağında sanıklardan yalnızca … ve …’dan şikayetçi olduğunu beyan etmesi, katılan vekilinin de 10/01/203 tarihli temyzi dilekçesinde sanıklar … ve … hakkında şikayetçi olmadıklarını bildirmiş olması karşısında, CMK’nın 243/1’inci maddesi uyarınca sanıklar … ve … hakkında katılmanın hükümsüz kalacağı ve bu nedenle de sanıklar aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
5-Katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davada taraf sıfatı bulunmayan katılan vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 07.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.