Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/2587 E. 2015/4040 K. 23.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2587
KARAR NO : 2015/4040
KARAR TARİHİ : 23.03.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Emirdağ Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/09/2014 tarih ve 2014/56-2014/56 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi …tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, müvekkilinin borçlusu görülen krediye ihtiyati haciz talep edenin kefil olduğu ve kredi borcunun kefil tarafından ödendiğinden bahisle müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, her ne kadar kredi ilişkisinde müvekkili asıl borçlu gözükmekte ise de aslında kredinin alacaklı için çekildiğini, kredinin onaylanır onaylanmaz alacaklının başka bir borcuna yatırıldığını, davacının bu sebeple kredi taksitlerini ödediğini ileri sürerek ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, aleyhine ihtiyati haciz kararı istenenin kredi sözleşmesinde asıl borçlu olarak göründüğü, lehine ihtiyati haciz kararı verilenin ise mezkur sözleşmede kefil olarak yer aldığı, asıl borçlunun borcunu ödememesi nedeniyle kefilin bankaya 10.369,93 TL tutarında ödeme yaptığı, ihtiyati haciz isteyenin alacağının mevcudiyetine ilişkin kâfi derecede kanaate ulaşıldığı, borçlu vekilinin itirazlarının alacaklı ile borçlu arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirdiği, itirazların İcra İflas Kanunu’nun 265’inci maddesindeki şartları taşımadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
1- Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen vekilinin talebi üzerine mahkemece 29.09.2014 tarihli kararla borçlunun malları, hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmuş, borçlu vekilinin 02.10.2014 tarihli itirazı üzerine de mahkemece, tarafların dinlenebilmesi için gün belirlenmeden ve itiraz dilekçesi ihtiyati haciz isteyen vekiline tebliğ edilmeden 10.10.2014 tarihinde dosya üzerinden inceleme yapılarak itirazın reddine karar verilmiştir. Ancak, İcra ve İflas Kanununun 265/4’üncü maddesi “İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da

gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir.” şeklinde düzenlenmiş olup anılan kanun hükmü uyarınca mahkemece muterizin dilekçesinin alacaklı vekiline tebliğ edilmesi, tarafların davet edilip dinlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı olduğu şekilde uygulama yapılarak karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre ihtiyati haciz kararına itiraz eden vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz kararına itiraz eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın muteriz yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz kararına itiraz eden vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.