YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19146
KARAR NO : 2015/4360
KARAR TARİHİ : 30.03.2015
FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/10/2013 tarih ve 2011/190-2013/170 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin “…” esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, aynı zamanda Alman … şirketi ile yaptığı anlaşma çerçevesinde … markalı ürünlerin Türkiye, Ortadoğu, Asya ve Uzakdoğu’daki tek yetkili satıcısı olduğunu, davalının müvekkilinin rızası dışında … ibareli alan adını adına tahsis ettirdiğini, bu internet sitesi üzerinden … markalı ürünlerin satışını yaptığını, müvekkilince yaptırılan delil tespitiyle bu durumun tespit edildiğini, davalının bu kullanımının müvekkillerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğunu, ileri sürerek TTK’nın 57/5. maddesi ve 556 Sayılı KHK hükümleri uyarınca … alan adlı internet sitesinin davalı tarafından kullanımının engellenilmesine, davalı adına tahsisli alan adının terkinine, alan adının müvekkiline devrine, davalının haksız eylemi nedeniyle 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin davalı firmanın 15 yıldır bayiliğini yapan …’de çalıştığını, markanın davacının rızasına aykırı olarak kullanılmadığını, mevcut kullanımdan davacının rızası ve bilgisinin bulunduğunu, açılan davada zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, dava konusu sitenin reklam ve tanıtım amacıyla kurulduğunu, ürün satışının yapılmadığını, müvekkilinin kullanımını bayilik sözleşmesi uyarınca meşru bir bağlantı nedeniyle olduğunu, ayrıca sitenin ithalatçı firma ile bir bağının bulunmadığına dair gerekli açıklamalara sitede yer verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının 2008 yılında dava konusu alan adını adına tescil ettirdiği, bu alan adını ticari faaliyetlerinde kullandığı, alan adında “…” ibaresinin yer aldığı, davacıların hak sahibi olduğu markaların alan adı olarak kullanımının 556 sayılı KHK’nın 9/2-e ve 61. maddesi gereğince marka hakkına tecavüz
teşkil ettiği, davalının kullanımının ticari etki yaratacak nitelikte olduğu, sitenin reklam amacıyla kurulduğu ve ithalatçı firma ile bağının bulunmadığına dair açıklamanın durumu değiştirmeyeceği, taraflar arasında ticari ilişki olsa bile davacının davalı marka ve emtealarını içerir şekildeki alan adı tescilinin uygun olmadığı, dava tarihine kadarki kullanımın davalıya hak bahşetmeyeceği, davalının adına tescil ettirdiği alan adının çalıştığı firmaya kullandırmasının sorumluluk doğurduğu, gerekçesiyle davalı adına tescilli … internet alan adının iptaline bu alan adının davalı tarafından kullanımının engellenilmesine, 1.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 88,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.