Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/18520 E. 2015/23003 K. 05.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18520
KARAR NO : 2015/23003
KARAR TARİHİ : 05.10.2015

MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibine başlandığı, borçlunun ipoteğin teminat ipoteği olduğu ve ilamlı takip yapılamayacağı, icra emrine dayanak belgelerin eklenmediği ve işletilen faizin yüksek olduğu iddiasıyla şikayet yoluna başvurduğu, mahkemece, kat ihtarının tebliğiyle birlikte hesap özetinin tebliğ edilmediği gerekçesiyle istemin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 150/ı maddesi uyarınca; “Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdî veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın, noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa, kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse, icra müdürü 149 uncu madde uyarınca işlem yapar. Şu kadar ki, krediyi kullanan tarafın, hesap özetine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, kendisine tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz etmiş olduğunu ispat etmek suretiyle icra mahkemesine şikâyette bulunmak hakkı saklıdır. Bu takdirde krediyi kullandıran taraf, alacağını 68/b maddesi çerçevesinde diğer belgelerle ispatlayabiliyorsa, krediyi kullanan tarafın şikâyeti reddedilir. İcra mahkemesinde yapılan inceleme sırasında, borçlu, borcun sona erdiğine veya ertelendiğine ilişkin resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge sunmadıkça takibin durdurulmasına karar verilemez. Hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması Türk Medenî Kanununun 887 nci maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçer.”
Somut olayda, alacaklı banka tarafından düzenlenen hesap kat ihtarının 26.09.2014 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, ihtarname içeriğinde borcun ödenmesinin istendiği ve ayrıca hesap özetlerinin eklendiği görülmektedir. İİK’nun 150/ı maddesi uyarınca, borcun ödenmesine ilişkin ihtarın borçluya tebliği yeterlidir. Nitekim muteriz borçlunun, kendisine hesap kat ihtarı ve ekinde hesap özetinin gönderilmediğine dair herhangi bir şikayeti de mevcut değildir.
Bu durumda İİK’nun 150/ı maddesi uyarınca, borçluya İİK’nun 149. maddesi gereğince icra emri tebliğinde yasaya uymayan bir yön yoktur. Öte yandan, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte, gayrinakdi alacakların borçlu tarafından depo edilmesinin talep edilmesi de mümkündür.
Borçlu tarafından kat ihtarına 8 günlük sürede itiraz edilmediği anlaşılmakla, İİK.nun 150/ı maddesi gereğince hesap kat ihtarnamesindeki miktar kesinleşmiş olup, borçlu, alacak miktarına yönelik iddialarını icra mahkemesinde ileri süremez ise de; İİK.nun 149/a maddesi göndermesi ile uygulanması gereken aynı kanunun 33/1-2 maddesine göre itfa ve imhal nedeniyle icranın geri bırakılmasını talep edebileceği gibi, takipte istenilen miktarın ihtarnameye uygun olmadığını ve itiraz edilmeksizin kesinleşen hesap kat ihtarnamesinin düzenlendiği tarihten, borçlu şirketin temerrüde düştüğü tarihe kadar işleyen akdi faiz ile bu tarihten takip tarihine kadar işleyen temerrüt faiz miktarını, ayrıca işleyecek faiz oranını şikayet konusu yapabilir.
Hesap kat ihtarında belirtilen borç miktarları, borçlunun itiraz etmemesi nedeni ile kesinleşmiş ise de; borçlunun icra mahkemesine başvurusunda faize de itiraz ettiği görülmüştür.
O halde, mahkemece borçlunun faize itirazı ve şikayetleri incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.