Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/4887 E. , 2021/1450 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No: 2019/4887
Karar No: 2021/1450
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 5510 sayılı Kanun’un 11. maddesinde öngörülen işyeri bildirgesinin en geç sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihte kuruma verilmemesi nedeniyle 1.957,20 TL idari para cezası verilmesine ilişkin … Sosyal Güvenlik Merkezinin … tarih ve … sayılı işlemi ile 5510 sayılı Kanun’un 8. maddesinde öngörülen sigortalı işe giriş bildirgesinin sigortalının çalışmaya başladığı tarihten önce Kuruma verilmemesi, 86. maddesinde öngörülen 2013/5. – 2014/5. aylarına ait aylık prim ve hizmet belgelerinin anılan maddenin uygulanmasına ilişkin Tebliğ’de belirtilen süre içinde Kuruma verilmemesi ve 9. maddesinde öngörülen sigortalı işten ayrılış bildirgesinin anılan maddede belirtilen 10 günlük süre içinde verilmemesi nedeniyle toplam 29.131,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı vekillerinin sunduğu belgeler ve UYAP üzerinde yapılan incelemede, davacının evinde evde çocuk bakımı işinde çalıştığını iddia eden … tarafından … İş Mahkemesinde sigorta prim günlerinin ve hizmet süresinin tespiti amacıyla dava açıldığı, dava devam etmekte iken davacı … ve … ile her iki tarafın avukatları arasında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35/A maddesi uyarınca uzlaşma yapılarak uzlaşma tutanağı düzenlendiği, buna göre …’nin davacı …nun evinde çocuk bakımı işinde 2013 yılı Eylül ayı ile, 2014 yılı Mayıs ayı sonuna kadar çalıştığını, bunun dışındaki çalışmalara ilişkin iddiaları kırgınlıkla ileri sürdüğünü, davacının ise …’nin aynı tarihler arasında evinde asgari ücret karşılığı tam zamanlı olarak çalıştığını kabul ettikleri, bu tutanağın … İş Mahkemesine sunulması üzerine, Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile “davacı vekilinin geri alma beyanları dikkate alınarak davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verildiği ve tarafların kararı temyiz etmemeleri nedeniyle 16/04/2015 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı; her ne kadar davacı ile … arasında, …’nin 2013 yılı Eylül ayı ile, 2014 yılı Mayıs ayı sonuna kadar çalıştığı, geçmişte çalışmasının olmadığı yönünde uzlaşma tutanağı imzalanmış ise de, davacının evinde yapılan denetimde tutulan tutanakta yer alan bigiler, bu tutanağın …. tarafından bizzat imzalanmış olması, denetimciye …nin kendi imzası ile verdiği ifade tutanağı, ayrıca davacının evinin bulunduğu çevrede çalıştığı anlaşılan 3 ayrı şahsın ifadeleri ile dosyada yer alan diğer bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, …’nin davacının evinde çocuk bakımı işi ile uğraştığı, iddiaların aksine bu çalışma süresinin daha eskiye dayandığı, bu durumda davalı idare tarafından cezaya konu edilen süreler olan 2013 Mayıs ayı ile 2014 yılı Mayıs ayı arasındaki sürelerde davalıya ait işyerinde çocuk bakımı işinde çalıştığı kanaatine varıldığı; bu durumda davacıya, …’ye (sehven … olarak kısaltıldığı anlaşılmaktadır.) ait aylık prim ve hizmet belgelerini süresinde vermemesi nedeniyle 27.067,20 TL, …’nin (sehven … olarak kısaltıldığı anlaşılmaktadır.) işe giriş bildirgelerini süresinde vermemesi nedeniyle 1.957,20 TL ve işyeri bildirgesinin en geç sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihte Kuruma verilmemesi nedeniyle 1.957,20 TL olmak üzere toplam 30.981,60 TL idari para cezası verilmesi işlemlerinde hukuka aykırılık görülmediği; dava konusu işlemlerin davacının işyerinde çalışan … için işten çıkış bildirgesi verilmemesi nedeniyle 107,10 TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmına gelince, sigortalılar için işten ayrılma bildirimin verilmemesi nedeniyle işverenlere 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi uyarınca idari para cezası verilebilmesi için, işten ayrılışın, hizmet akdinin sona erdiği tarihten itibaren 10 gün içinde Kuruma bildirilmesi gerekmekte olup, bunun için de, sigortalı olarak tespit edilen kişinin hizmet akdinin sona erdiğinin tespit edilmesinin gerektiği, olayda …’nin işten çıktığı yönünde bir tespit yapılmadığından, 23/05/2014 tarihinde işten çıktığından bahisle ayrılış bildirgesi verilmemesi gerekçesiyle 107,10 TL idari para cezası verilmesinde hukuka uyarlık görülmediği, belirtilen nedenlerle dava konusu 20/02/2015 tarihli işlemin 107,10 TL’ye ilişkin kısmının iptaline, bu işlemin diğer kısmı ile 26/01/2015 tarihli işleme yönelik davanın ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, evinde 2013 Eylül – 2014 Mayıs ayları arası dönemde tam zamanlı olarak çocuk bakımı işinde çalışan …’in, daha uzun çalışma süresinin olduğu varsayımına dayanarak düzenlenen dava konusu idari para cezalarının haksız ve dayanaksız olduğu, …’in de SGK’ya sunduğu dilekçesinde, 2013 yılı Eylül ayından itibaren …’nun evinde tam zamanlı olarak çalışmaya başladığını, daha önceki beyanlarının kırgınlıkla söylendiğini, gerçek durumun farklı olduğunu beyan ettiği; Mahkemece, işçinin hizmet süresi olarak, SGK durum tespit raporunun 2013 Mayıs ayında tutulması ve işçinin imzasını taşıması sebebiyle 2013 Mayıs ayı ile 2014 Mayıs ayı tarihleri arası olarak tespiti yapılmışsa da, dava dışı işçinin 2013 Eylül ayından önce 5510 sayılı Kanun’un ”Sigortalı sayılmayanlar” başlıklı 6 ıncı maddesi uyarınca çalıştığı ve bazı günler (davacı) evinde bulunduğunun göz ardı edilmemesi gerektiği, tanık olarak dinlenen İzelman işçilerinin çalışma sürelerinin değişkenlik gösterdiği ve dava dışı işçinin giriş-çıkış saatlerini bilmesinin mümkün olmadığı dikkate alındığında, yerel mahkemenin hizmet süresine ilişkin tespitinin isabetsiz olduğu, bu bağlamda hizmet süresinin 2013 Eylül ile 2014 Mayıs şeklinde hesaplanması ve yaptırımın bu sürelere göre tekrar düzenlenmesi gerektiği; öte yandan idari para cezasına ilişkin denetime elverişli bir hesaplama yapılmamasının isabetsiz olduğu, Mahkeme kararının temyizen incelenerek kısmen bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, … İş Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında görülen hizmet tespiti davasında, 03/04/2015 tarihli uzlaşma tutanağının düzenlendiği, bu tutanakta …’nin davacının yanında 23/05/2014 tarihine kadar çalıştığı ve bu tarihten sonra çalışmasının sona erdiğinin taraflarca kabul edildiği, …’ nin bu uzlaşma uyarınca Kuruma verdiği dilekçede, çalışmasının 2014 yılı Mayıs ayı sonuna kadar sürdüğünü, bu tarihten sonra çalışmadığını bildirdiği, bu hususların Mahkemece de kabul edilmesine karşın, …’ nin işten çıktığı yönünde bir tespit yapılmadığından işten ayrılış bildirgesi verilmemesi gerekçesiyle uygulanan idari para cezasında hukuka uyarlık görülmediğinin belirtilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından; …’nin 2013 yılı Mayıs ayı ile 2014 yılı Mayıs ayı arasında çalıştığının durum tespit raporu, …’nin imzalı beyanı, … tarafından açılan hizmet tespit davasına ait dilekçe ve diğer delillerle sabit olduğu, ayrıca idari para cezasının denetime elverişli biçimde hesaplandığı belirtilerek davacının temyiz istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalının temyiz isteminin kabulü, davacının temyiz isteminin ise işyeri bildirgesi bakımından kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 07/03/2019 tarih ve 2019/24 sayılı kararıyla Danıştay Onbeşinci Dairesinin kapatılması üzerine Danıştay Onuncu Dairesine gönderilen dava dosyasında, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, 5510 sayılı Kanun’un 11. maddesinde öngörülen işyeri bildirgesinin en geç sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihte kuruma verilmemesi nedeniyle 1.957,20 TL idari para cezası verilmesine ilişkin … Sosyal Güvenlik Merkezinin … tarih ve … sayılı işlemi ile 5510 sayılı Kanun’un 8. maddesinde öngörülen sigortalı işe giriş bildirgesinin sigortalının çalışmaya başladığı tarihten önce Kuruma verilmemesi, 86. maddesinde öngörülen 2013/5. – 2014/5. aylarına ait aylık prim ve hizmet belgelerinin anılan maddenin uygulanmasına ilişkin Tebliğ’de belirtilen süre içinde Kuruma verilmemesi ve 9. maddesinde öngörülen sigortalı işten ayrılış bildirgesinin anılan maddede belirtilen 10 günlük süre içinde Kuruma verilmemesi nedeniyle toplam 29.131,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
… Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü … Sosyal Güvenlik Merkezinin … tarih ve … sayılı işleminin hesap cetvelinde dökümü yapılan idari para cezası kalemleri toplandığında, toplamın 29.131,50 TL olduğu ancak davacıya tebliğ edilen işlemin ilk paragrafında bu tutarın 29.131,00 TL olarak yazıldığı anlaşılmaktadır. (Dairemiz kararında para cezası tutarları maddi hata bulunmayan hesap cetvellerine uygun olarak yer almıştır.)
İLGİLİ MEVZUAT:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 8 inci maddesinin 1 inci fıkrasında; işverenlerin, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlü oldukları, bu maddede belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen ilgililer hakkında, 102 nci madde hükümlerine göre idari para cezasının uygulanacağı, Kanunun 102. maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinin 2 numaralı alt bendinde; ” 8 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen bildirgenin verilmediğinin, mahkeme kararından veya Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden ya da diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde bildirgeyi vermekle yükümlü olanlar hakkında her bir sigortalı için asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır.” hükümleri düzenlenmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 9. maddesinin 3. fıkrasında; “birinci fıkranın (a), (c) ve (d) bentlerine göre sigortalılığı sona erenlerin durumları işverenleri tarafından, (b) bendinde belirtilen şekillerde sona erenlerin durumlarının ise kendileri ve sözü edilen bentte belirtilen faaliyetin sona erme halinin bildirildiği kuruluşlar veya vergi daireleri tarafından, en geç on gün içinde Kuruma bildirilir.” hükmü, 102. maddesinin 1. fıkrasının “j” bendinde; “9’uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalılığı sona erenlere ilişkin bildirim ile 506 sayılı Kanunun geçici 20’nci maddesinde yer alan sandıklara, sandık iştirakçiliğinin başlama veya sona ermesine ilişkin bildirimi, süresi içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun olarak yapmayanlar veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler hakkında, bir takvim ayında işlenen bu fiillerden dolayı tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla her bir sigortalı veya sandık iştirakçisi için asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
5510 sayılı Kanun’un 11. maddesinin 3. fıkrasında, işverenlerin, örneği Kurumca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte, Kuruma vermekle yükümlü oldukları, 7. fıkrasında da, bu maddede belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyenler hakkında, 102 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca idari para cezası uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
5510 sayılı Kanun’un dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 86. maddesinde ise; işverenlerin bir ay içinde 4 üncü ve 5 inci maddeye tabi çalıştırdığı sigortalıların ve sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalıların, a) Ad ve soyadlarını, T.C. kimlik numaralarını, b) 80 inci maddeye göre hesaplanacak prime esas kazançlarını c) Prim ödeme gün sayıları ile prim tutarlarını gösteren ve örneği Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenen asıl veya ek aylık prim ve hizmet belgesini, ait olduğu ayı takip eden ayın yirmi beşinci gününün sonuna kadar Kuruma vermekle veya sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu hususu sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren, onbeş gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlü oldukları belirlenmiş, aynı Kanunu’nun 102 nci maddesinin 1 inci fıkrasının c bendinde ise; “ 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilmesi gereken belgeleri, Kurumca belirlenen şekilde ve usȗlde vermeyenler ya da Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler veya belirlenen süre içinde vermeyenlere her bir fiil için;1) Belgenin asıl olması halinde aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin beşte biri tutarında, 2) Belgenin ek olması halinde, aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla her bir ek belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin sekizde biri tutarında, 3) Ek belgenin 86 ncı maddenin beşinci fıkrasına istinaden Kurumca re’sen düzenlenmesi durumunda, aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla her bir ek belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin yarısı tutarında, 4) Belgenin mahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri veya kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık asgari ücretin iki katı tutarında, idari para cezası uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mahkeme kararının; dava konusu … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü … Sosyal Güvenlik Merkezinin … tarih ve … sayılı işleminin sigortalı işe giriş bildirgesinin sigortalının çalışmaya başladığı tarihten önce kuruma verilmemesi nedeniyle uygulanan 1.957,20 TL’lik idari para cezasına ilişkin kısmı bakımından incelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın belirtilen kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının; 5510 sayılı Kanun’un 11. maddesinde öngörülen işyeri bildirgesinin en geç sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihte kuruma verilmemesi nedeniyle 1.957,20 TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu … tarih ve … sayılı işlem ile 2013/5. ay – 2014/5. ay arası aylık prim ve hizmet belgelerinin 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin uygulanmasına ilişkin Tebliğ’de belirtilen süre içinde Kuruma verilmemesi ve sigortalı işten ayrılış bildirgesinin 5510 sayılı Kanun’un 9. maddesinde belirtilen 10 günlük süre içinde Kuruma verilmemesi nedeniyle 27.174,30 TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu … tarih ve … sayılı işlem bakımından incelenmesi:
5510 sayılı Kanun’un 11. maddesinde öngörülen işyeri bildirgesinin en geç sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihte kuruma verilmemesi nedeniyle … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü … Sosyal Güvenlik Merkezinin … tarih ve … sayılı işlemi ile uygulanan 1.957,20 TL’lik idari para cezasının davacının durumunun 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 1. fıkrasının ”b” bendinin 3. alt bendine uygunluğu değerlendirilmeden 2. alt bendi uyarınca uygulanmış olmasında ve bu husus değerlendirilmeden anılan idari para cezası yönünden davanın reddinde usul ve yasaya uygunluk bulunmamıştır.
2013/5. ay – 2014/5. ay arası aylık prim ve hizmet belgelerinin 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin uygulanmasına ilişkin Tebliğ’de belirtilen süre içinde Kuruma verilmemesi nedeniyle İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Konak Sosyal Güvenlik Merkezinin … tarih ve … sayılı işlemi ile uygulanan 27.067,20 TL’lik idari para cezasının incelenmesinden, dava dışı çalışan Fatma Zaim’le davacı arasında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35/A maddesi uyarınca düzenlenen uzlaşma tutanağının imzalandığı, anılan tutanakta Fatma Zaim’in, kırgınlıkla gerçek durumun aksine Sosyal Güvenlik Kurumuna iddiada bulunmuş ise de, gerçekte davacının oturduğu apartmana komşu olan apartmanda kapıcının eşi olarak ikamet etmekte olduğunu, zaman zaman davacının çocuklarının okul dönüşü karşılanmasında yardımda bulunduğunu, 2013 Eylül ayından itibaren de davacının evinde tam zamanlı olarak asgari ücretle çalışmaya başladığını, bu çalışmasının 2014 Mayıs ayına kadar sürdüğünü beyan ettiği, taraflar arasında …’in, … İş Mahkemesinin E:… esasına kayıtlı davasındaki talebini 01/09/2013 – 23/05/2014 tarihleri dönemiyle sınırlandırmak suretiyle düzelteceği, sair iddia, talep ve davasından feragat edileceği yönünde de uzlaşmada bulunulduğu, ardından Fatma Zaim tarafından geri alınan … İş Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında görülen hizmet tespiti davasında Mahkemece esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verildiği, yine Fatma Zaim tarafından … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü … Sosyal Güvenlik Merkezi’ne bahsedilen uzlaşma tutanağında beyanda bulunduğu içerikte hizmet süresi ile ilgili beyanda bulunduğu; 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin 8. (Ek fıkra:17/4/2008-5754/50md.) fıkrasında ”Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca iş yerinde fiilen yapılan tespitlerden ve kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden kayıt ve belgelere dayanmaksızın çalıştığı belirlendiği halde hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının kuruma bildirilmediği anlaşılan veya eksik bildirildiği tespit edilen sigortalıların geriye yönelik hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının, en fazla tespitin yapıldığı tarihten geriye yönelik bir yıllık süreye ilişkin kısmı dikkate alınır.” hükmünün düzenlendiği ve davalı idarece aylık prim ve hizmet belgesine yönelik cezanın bu fıkra esas alınarak (23/05/2014 tarihinde yapılan tespitten geriye yönelik bir yıllık süre olarak) belirlendiği, aynı maddenin 9. fıkrasında ise ”Aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.” hükmünün düzenlendiği, imzaladığı uzlaşma tutanağı üzerine …’in …. İş Mahkemesinde açtığı hizmet tespiti davasını geri aldığı ve Mahkemesince esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği ve davacı ile … arasında imzalanan uzlaşma tutanağının 1136 sayılı Kanun’un 35/A maddesi uyarınca düzenlenen uzlaşma tutanağı olduğu dikkate alındığında, 1136 sayılı Kanun’un 35/A maddesindeki değeri haiz bir belge varken, davalı idarenin 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin 8. fıkrasındaki kayıt ve belgelere dayanmaksızın çalıştığı belirlenenler kabulünden hareketle aylık prim ve hizmet belgesine yönelik cezayı belirlemesinde dolayısıyla davaya konu idari para cezası işleminin 2013/5-8 aylarına ait aylık prim ve hizmet belgelerine ilişkin idari para cezası kısmı ile bu kısma yönelik açılan davanın reddinde hukuka uygunluk bulunmamıştır.
Sigortalı işten ayrılış bildirgesinin 5510 sayılı Kanun’un 9. maddesinde belirtilen 10 günlük süre içinde Kuruma verilmemesi nedeniyle … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü … Sosyal Güvenlik Merkezinin … tarih ve … sayılı işlemi ile uygulanan 107,10 TL idari para cezasının incelenmesinden, …’le davacı arasında 03/04/2015 tarihinde imzalanan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35/A maddesi uyarınca düzenlenen uzlaşma tutanağında …, davacı yanında çalışmasının 2014 Mayıs ayı sonuna kadar sürdüğünü beyan etmiş, davacı da …’in yanındaki çalışmasının 2014 Mayıs ayında Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan incelemeden sonra sona erdirildiğini kabul etmiştir. … tarafından hizmet süresi ile ilgili … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü … Sosyal Güvenlik Merkezine verilen düzeltme beyan dilekçesinde, davacı evinde 2013 Eylül ayında başlayan tam zamanlı çalışmasının 2014 Mayıs ayı sonuna kadar sürdüğü beyan edilmektedir. Bu durumda Mahkemece …’in işten çıktığı yönünde bir tespit yapılmadığından işten ayrılış bildirgesi nedeniyle uygulanan idari para cezasının hukuka uygun olmadığı kanaatiyle dava konusu işlemin bu kısmına ilişkin idari para cezasının iptalinde hukuka uygunluk bulunmamıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine;
2. …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının; aylık prim ve hizmet belgeleri nedeniyle … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü … Sosyal Güvenlik Merkezinin … tarih ve … sayılı işlemi ile uygulanan … TL’lik idari para cezasının, … TL’lik kısmı bakımından BOZULMASINA; … TL’lik kısmı bakımından ONANMASINA, işyeri bildirgesi nedeniyle … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü … Sosyal Güvenlik Merkezinin … tarih ve … sayılı işlemi ile uygulanan … TL’lik idari para cezasının … TL’lik kısmı bakımından BOZULMASINA, aynı işlemin … TL’lik kısmı bakımından ONANMASINA; işe giriş bildirgesi nedeniyle … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü … Sosyal Güvenlik Merkezinin … tarih ve … sayılı işlemi ile uygulanan … TL’lik idari para cezası bakımından ONANMASINA,
3. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, sigortalı işten ayrılış bildirgesinin verilmemesi nedeniyle … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü … Sosyal Güvenlik Merkezinin … tarih ve … sayılı işlemi ile uygulanan … TL’lik idari para cezasının iptaline yönelik kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.