YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9944
KARAR NO : 2015/12673
KARAR TARİHİ : 07.05.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar …, …, …, …, …, …, … ve … tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlular … ve….. hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlular vekili; takibe konu senetlerin … öğretim görevlisi ve lehdar … Başkanı olduğunu beyan eden …… ile imzalanan sözleşme gereğince teminat verildiğini, lehdar şirketin sözleşme gereğince taahhütlerini yerine getirmediğinden senetlerin iadesi gerekirken iade edilmeyip … tarafından alacaklı …’a ciro edildiği ve dosya alacağının muhtelif şahıslara kısım kısım temlik ettiğini, bu temliklerin geçersiz olduğunu, açtıkları menfi tespit davasının da kabul edilerek kesinleştiğini ileri sürerek takibin iptaline ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece muteriz borçlular yönünden takibin iptaline karar verilmiş ve takip iptal edildiğinden borçluların temliknamelerin geçersizliğine ilişkin talepleri hususunda bir karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Takip konusu senedin teminat olduğuna ilişkin iddia, borca itiraz niteliğinde olup İİK’nun 168/5. Maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 5 günlük sürede yapılması zorunludur. İcra takip dosyası incelendiğinde, örnek 10 numaralı ödeme emrinin borçlu şirkete 18.12.2012 ve borçlu …’a 26.11.2012 tarihinde tebliğ edildiği ve 18.06.2014 olan şikayet tarihi itibarı ile anılan maddede öngörülen yasal sürenin geçtiği ve icra takibinin kesinleştiği görülmektedir.
Şikayete dayanak gösterilen .Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 11.02.2014 tarih ve 2013/110 E, 2014/83 K.sayılı ilamının incelenmesinde; davacının şikayetçi borçlular olduğu, davalının ise aynı takibin diğer borçlusu ..olduğu, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, kararın 01.04.2014 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Oysa icra takip dosyası incelendiğinde; alacaklının menfi tespit davasında davalı olan takip dosya alacaklısı … ve temlik alacaklıları olmayıp…olduğu, menfi tespit davasında aleyhine hüküm kurulan kişinin de Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Derneği olduğu bu kişi hakkında da alacaklı tarafından takip yapıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, mahkemece borca itirazın yasal sürede yapılmadığı ve menfi tespit davasında takip alacaklısı aleyhine hüküm kurulmadığı dikkate alınarak borçluların bu iddialara dayalı takibin iptaline yönelik talebinin reddi ile sair şikayet nedenlerinin esası incelenerek varılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken açıklanan bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklılar …, …, …, …, …, …, … ve …’nin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.