Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/5596 E. 2015/15813 K. 08.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5596
KARAR NO : 2015/15813
KARAR TARİHİ : 08.06.2015

MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, çekin takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımına uğradığını ileri sürerek takibin geri bırakılmasını istediği, mahkemece, son işlem ile icranın geri bırakılmasının istendiği tarih arasında zamanaşımı süresi geçmediğinden istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
6762 Sayılı TTK.’nun 726. maddesinde çek için düzenlenen zamanaşımı süresi 6 ay iken, 03.02.2012 tarih ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 Sayılı Kanun’un 7. maddesiyle bu süre üç yıla çıkarılmıştır. Yine, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı TTK.’nun 6273 Sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 814. maddesine göre de çeklerde zamanaşımı süresi üç yıldır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, çekler yönünden zamanaşımı süresinin başladığı tarihte hangi yasa yürürlükte ise o yasada öngörülen zamanaşımı süresinin uygulanması gerekmektedir. Çek hakkındaki zamanaşımı süresi, ibraz süresinin bitmesi ile başlayacağına göre, çekin ibraz süresinin sona erdiği tarihte geçerli olan zamanaşımı süresinin nazara alınması zorunludur. Bu nedenle zamanaşımı süresi, 6762 Sayılı TTK.’nun 726. maddesini değiştiren 6273 Sayılı Kanun’un 7. maddesinin yürürlüğe girdiği 03.02.2012 tarihinden önce ibraz süresi dolan çeklerde 6 ay, ibraz süresi bu tarihten sonra dolan çeklerde ise 3 yıldır.
Somut olayda takibe konu 04.05.2004 keşide tarihli çekte, keşide yeri ile muhatap bankanın bulunduğu yer Babaeski olup olup, çek, 10 günlük ibraz süresine tâbidir. Bu durumda ibraz süresinin bitim tarihi 6273 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce olduğundan, anılan çeke (6) aylık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir.
Takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının 30.04.2013 tarihinde haciz talep ettiği, bu tarihten sonra 13.02.2014 tarihinde yeniden haciz talebinde bulunduğu ve bu tarihler arasında zamanaşımını kesen başka bir işlem yapılmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, İİK.nun 71/son maddesi göndermesi ile aynı Kanun’nun 33/a maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.