YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/25759
KARAR NO : 2015/20549
KARAR TARİHİ : 16.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık (değişen suç vasfına göre nitelikli hırsızlık)
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nun, yakalanamadığından evrakı tefrik edilerek soruşturmasına ayrı bir dosya üzerinden devam edilen … isimli kişi ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, katılanlar ile yaptığı telefon görüşmesinde; kendilerinde çok miktarda altın bulunduğuna dair yalan söyledikten sonra bu duruma inanan katılanlar ile …ilçesinde görüştükleri, burada sözde altınları para karşılığında kendilerine vereceklerini vaat ederek öncesinde bir adet numune altın gösterip, ellerinde buna benzer bir çok altın olduğu kanısını uyandırmak suretiyle katılanlar ile pazarlık yapıp anlaştıkları, kendilerine verilen numune altını aldıktan sonra olay yerinden ayrılan katılanların, kendilerine verilen numunenin gerçek altın olduğunu anlamaları üzerine bir kaç gün sonra tekrar …ilçesinde sanıklarla buluştukları, bir eve gittiklerinde, katılan …’in elinde 40.000 TL paranın içerisinde bulunduğu para kesesini yanı başına koyduğu, temyiz dışı kişi …’in altınları getirme bahanesiyle kalktığı, sanık …’nun ise çay demleme bahanesiyle katılanların yanından ayrıldığı sırada katılan …’in yanına koymuş olduğu para kesesini fark ettirmeden alarak oradan ayrıldığı, katılanların bu durumu fark etmeleri sonrasında yaptıkları ihbar üzerine başlatılan hazırılık soruşturması kapsamında, fotoğrafları temin edilen ve katılanlar tarafından kesin bir şekilde teşhis edilen sanığın, bu eylemiyle hırsızlık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın bu şekilde hileli hareketler sergileyerek haksız menfaat temin etmesi şeklinde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin, 5237 Sayılı TCK’nın 157/1 maddesinde tanımlanan dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek eylemin nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.