Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/5828 E. 2015/15778 K. 08.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5828
KARAR NO : 2015/15778
KARAR TARİHİ : 08.06.2015

MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu …’nın şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurarak, … ili … İlçesi … Mahallesi .. ada … parsel sayılı taşınmaz için meskeniyet iddiasında bulunduğu, mahkemece, şikayetin kabul edilerek haczin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. İcra mahkemesince, borçlunun haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tesbit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise İİK’nun 82. maddesinin 3. fıkrası gereğince satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.
Öte yandan borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunmasını engeller. Ancak, haciz tarihinde ipotek konusu borcun ödenmiş olması halinde, ipotekle yükümlü bulunmayan taşınmaz hakkında meskeniyet şikayetinde bulunulabilir. Aksi takdirde, kurulan bir ipotek borcu ödenmiş olsa dahi, bundan sonraki tüm hacizler yönünden meskeniyet şikayetinin mümkün bulunmadığı gibi kabul edilemeyecek bir sonuç ortaya çıkar.
Somut olayda, meskeniyet şikayetine konu taşınmaz üzerinde … lehine 17.09.1997 tarihli 1. derece 750 TL, 27.08.1990 tarihli 2. derece 5.000 TL ve 28.03.2008 tarihli 3. derece 70.000 TL miktarlarında ipotek tesis edildiği anlaşılmaktadır. İpotek alacaklısı kooperatif ile borçlu … arasında düzenlenin 20.03.2008 tarih ve 444 sayılı sözleşmeye göre ipoteğin, …’ın ipotek alacaklısı kooperatife olan doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olduğu görülmektedir. Yine ipotek alacaklısı kooperatifin 30.09.2014 tarih ve 623 sayılı yazısında, ipotek sözleşmesinin …’ın, … ve diğer kefillerin kefaletiyle kullandığı 28.03.2008 tarih ve 20.000 TL tutarındaki esnaf kredisine ilişkin olduğu ve ipotek sözleşmesine ilişkin kredi borcunun devam ettiği, yine ipotek sözleşmesinin …’ın, … ve diğer kefillerin kefaletiyle kullandığı 21.03.2011 tarih ve 42.000 TL tutarındaki esnaf kredisine ilişkin olduğu ve bu kredi borcunun tamamen ödendiği belirtilmiştir.
O halde mahkemece; 28.03.2008 tarih ve 20.000 TL tutarındaki esnaf kredisinden kaynaklanan ve ipotekle teminat altına alınan borcun ödenmemiş olduğu ipoteğin borçlu …’nın bizzat kendisinin kullanacağı esnaf kredisine ilişkin olmayıp …’ın borcunu temin amacıyla kurulduğundan zorunlu ipotek kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle borçlu hacizden önce mahcuz taşınmaz üzerine tesis edilen ipotek dolayısı ile meskeniyet şikayetinden vazgeçmiş sayılacağı için mahkemenin şikayetin reddi kararı yerine kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.