YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10501
KARAR NO : 2015/7225
KARAR TARİHİ : 28.05.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/04/2014 tarih ve 2012/338-2014/79 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26/05/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin sektörde söz sahibi iken 2008 yılından itibaren şirkette gerileme olduğunu ve zarara uğradığını, şirketin bu hale gelmesinde davalının payının büyük olduğunu, zira her fırsatta şirket yönetimine hakaretler ederek dürüstlük kuralına uymadığını, 10/02/2010 tarihinde yönetim ve denetim kurullarının seçiminde denetçiler tehdit edildiğinden görev alamadıklarını, davalının şirket ana sözleşmesine aykırı olarak mahkemeye başvurarak şirkete kayyım atanmasını istediğini, davalının müvekkili şirket aleyhine propaganda yaptığını, şirketin çalıştığı bankalara battığı yönünde asılsız beyanlarda bulunulduğunu, şirketin 2008 yılından bu yana organsız kalması ve şirketin kayyıma bırakılmasından dolayı zarar ettiğini, şirketin yeni yatırımlar yapamadığını, bankaların akreditif kredilerini kesmeleri nedeniyle hammadde ithalatında bulunamadığını davalının eylemleri nedeniyle müvekkili şirketin dış dünya ile rekabet edemediğini ileri sürerek, davalının kötü niyetli ve şirkete karşı sadakat yükümlülüklerini yerine getirmeden şirket aleyhine davranarak genel kurulları çalıştırmaması ve şirketi organsız bırakması nedeniyle uğradıkları 10.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili istemiş, yargılama aşamasında maddi tazminat istemini artırmıştır.
Davalı vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının TTK’dan kaynaklanan azınlık haklarını kullanmasının haksız ve hukuka aykırı sayılamayacağı, öncelikli haksız ve hukuka aykırı hareketlerin mevcut davacı şirket yönetiminden kaynaklandığı, hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hukuka aykırı eylemlerde karşılıklı kusur bulunduğu, zararın oluşmasına ve şirketin mevcut haliyle yönetilemez duruma düşerek kayyım atanmasında müterafik kusurun mevcut olduğu, ancak zarar şartının tek başına bu eylemlerden kaynaklandığının ispatlanamadığı, her iki tarafın da kusurlu olması nedeniyle maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.