YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1419
KARAR NO : 2015/7251
KARAR TARİHİ : 29.05.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/09/2013 gün ve 2011/200-2013/227 sayılı kararı onayan Daire’nin 02/12/2014 gün ve 2014/18-2014/18824 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, …. müşterisi … arasında süre gelen ticari ilişki çerçevesinde müvekkili tarafından ticari riski azaltmak amacıyla … .’nin ödemeden aczi yahut iflas etmesi durumlarına karşı davalıya, … .’den olan alacaklarını sigortalatıldığını, … .’nin ödemelerinde sıkıntı çıkması ve buna paralel olarak müvekkilinin oluşan ticari hasarının tazmini için başvurunun davalının yazılı beyanı ile sigorta ettirilen tazminatı ödemeyi reddettiğini, davalının sigorta tazminatını ödemekten kaçınmasının yasa ve sözleşmeye aykırı olduğunu, teminat altına alınan riskin … ile yapılan satış sözleşmelerine ilişkin faturaların vadesinde ödenmeme riski olduğunun anlaşıldığını, bu durumda … ile yapılan satış sözleşmelerine ilişkin faturaların ödenmemiş olmasının poliçe kapsamında rizikonun gerçekleşmiş olduğunu gösterdiğini, poliçe özel şartları uyarınca vadesi geçmiş borç bildiriminin süresi içinde usulüne uygun olarak yapıldığını, müvekkilinin ödenmeyen söz konusu faturalara istinaden kredi limiti kapsamında zararının tazminini davalıdan istemesinin sözleşme ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek, şimdilik 450.000 Euro’nun ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının uyması gereken sınırı çok aştığını ve … firmasına çok yüksek tutarlarda satış gerçekleştirdiğini, davacının 29/09/2008 tarihinde 2.445.971,08 USD tutarı üzerinden müdahale talebinde bulunduğunu, müdahale isteminin satış yaptığı alıcıdan parasını alamamış olan sigortalı satıcının sigorta şirketinden, tahsilat için devreye girmesini ve tahsilata yönelik işlemlerini yürütmesini istemesi olduğunu, davacının alıcı … firmasından 2.445.971,08 ABD Doları gibi çok yüksek tutardaki alacağını alamadığını beyan etmiş olmasının bu alıcı bakımından üstlenmesi gereken risk sınırını çok aştığının da kanıtı olduğunu, olayda alıcı firmanın cari hesap ekstresindeki bakiye ile davacının müdahale talebinde belirttiği tutar arasında mutabakat sağlanamadığını, davacının alıcı … firmasına ilişkin olarak eksik ciro beyanında bulunduğunu, davacının elinde mevcut çekleri, alıcıya işlem yapılmadan iade edildiğini ve sonrasında alıcı … firmasıyla ticari ilişkiye devam edildiğini, banka teminat mektuplarının sigortacıya haber verilmeksizin paraya çevrildiğini, borçlunun durumunun ağırlaştırıldığını, gerçekleşen tahsilatın en eski tarihli faturalardaki alacaklara .
mahsup edilmesi gerektiği halde bunun yapılmadığını, banka teminat mektupları dışında tahsil edilen tutarların dahi sigorta şirketine bildirilmediğini, mal karşılığı satış öncesinde davacı ile alıcı arasındaki cari hesabın herhangi bir borç alacak içermediğini, mal karşılığı satışın sigorta teminatı dışında olduğunu, davacının mal karşılığı satıştan kaynaklandığını ileri sürdüğü alacağın sigortacının sorumluluğunda olmadığını, aksi halde davacı lehine evvelce uygulanmış prim iadesi ve indirim tutarı 46.554,43 Euro’nun hüküm altına alınacak tutardan mahsup edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı şirketin ticari ilişki içerisinde olduğu …… (kısaca …) hakkında …Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/1604 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararı ile on altı adet çek tutarı 2.481.000,00 TL için ve 2008/1605 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararı ile de yedi adet çek tutarı 917.970,00 TL için ihtiyati haciz kararı aldığı, İcra Müdürlüğü’nün 2008/13762 Esas sayılı dosyası ile … aleyhine 919.376,00 TL asıl alacak ve 4.033,55 TL işlemiş faiz, aynı yer 2008/13763 Esas sayılı takip dosyası ile de 2.484.800,00 TL asıl alacak ve 124.240,00 TL çek tazminatı için takip başlattığı, davacının …’e 2008 yılı mal satış toplamı 18.385.884,02 USD karşılığı 11.874.198,04 Euro olduğu, davacı şirketin vadesi geçen borç bildirimi ve müdahale talebi 29.09.2008 tarihi olup, bu tarih itibarıyla … şirketine en son 22.07.2008 tarihinde 230555 numaralı faturayı tanzim ettiği, bu tarih itibarıyla davacı riskinin de 2.445.971,08 USD olduğu,sigorta primi üst limiti ise 500.000 Euro ve %10 muafiyet ile 450.000,00 Euro olarak ve keza davalı sigorta şirketinin poliçe şartlarına göre yurt içi satışlarda azami kredi süresinin 120 olarak belirlendiği, 2008/Mayıs itibarıyla … şirketinin sigorta riskini de 500.000,00 Euro’ya yükselttiği, davalının tanzim ettiği 31.07.2009 günlü zeyilnamesinde sigorta dönemi gerçekleşen ciro miktarı 104.425.061,89 Euro olarak gösterilmek suretiyle tüm ciro için tahsilat yaptığı, eksik ciro bildiriminin ya da prim tahakkukunun söz konusu olmadığı, davacının …’in 31.10.2008 tarihinde nakden ödeme yapılacağına dair taahhüdünü yerine getirmemesi üzerine davacının 25.09.2008 günü toplam 7.920.000,00 TL teminat mektubunu nakde tahvil ile … şirketinden alacaklarını en eski vadeli fatura tutarından başlayarak kapattığı, davacı tarafça, davalı sigorta şirketine yapılan vadesi geçmiş borç bildiriminde 2.445.971,08 USD vadesi geçmiş borç bildiriminde bulunduğu, müdahale tarihinden sonra gerçekleşen 183.730,18 USD tahsilat sonucunda davacı şirketin …’den toplam alacağının 2.262.240,91 USD olduğu saptandığı, cari hesabın mal karşılığı satış öncesinde alacak/borç ilişkisi içerip içermediği yönünden yapılan incelemede de, davacının alıcıdan 19.08.2008 tarihi itibarıyla alıcının düzenlemiş olduğu faturalar mahsup edildikten sonra 10.066.728,03 TL ve 28.08.2008 tarihi itibarıyla da 9.081.135,93 TL alacaklı olduğu, bu itibarla mal karşılığı satış öncesinde cari hesabın alacak/borç ilişkisi içermediği yönündeki savunmanın da yerinde olmadığı, sigorta poliçesi genel şartları A.1.4. maddesi uyarınca alıcı hakkında yapılan icra takibinin semeresiz kalması şartı bakımından yapılan değerlendirmede, dosyaya ibraz olunan ve iş sahibi sıfatıyla davacı şirket ve avukat sıfatıyla Cumhur … ile davalı sigorta şirketi arasında imzalanan 06.05.2009 tarihli Avukatlık Sözleşmesi uyarınca, vekile, … ile olan sigorta poliçesi kapsamındaki alacakla ilgili özel vekaletname çıkartılarak, vekilin davalı sigorta şirketinin sigorta ettiği alacakların süresinde ödenmeyenlerinin tahsilatı işini üstleneceği ve yapılacak tahsilatların davalı sigorta şirketine ödeneceği kararlaştırıldığı, böylece anılan takiplerde davalı sigorta şirketinin davacı şirketin yerine geçtiği, böylece sigorta teminatının ödenmesinin icra takiplerinin neticesinin beklenmesine bağlanamayacağı, talep edilebilir miktarın 403.345,57 Euro olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02/12/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 29/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.