YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10390
KARAR NO : 2015/7125
KARAR TARİHİ : 26.05.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı Asliye Ticaret Mahkemesi’nce duruşmalı olarak verilen 07/04/2014 gün ve 2014/10-2014/91 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirkette %10 oranı üzerinde şirket hisselerini ellerinde bulundurmaları nedeniyle azınlık haklarına sahip oldukları, davalı şirketin 2008 ve 2009 yılı olağan genel kurul toplantılarından özel denetçi tayini talep ettiklerini, ancak bu taleplerinin reddedildiğini, bilanço ve gelir tablolarının yönetmelik ve tebliğlere uygun olmadığını, 2007-2008 yılı karşılaştırmalı mali tabloları ile 2008-2009 yılı karşılaştırmalı mali tablolarının uyumsuz olduğunu, 31.10.2008 tarihli nizam ile 2.401.000,00 TL alacaklı iken 2008 yılı bilanço gelir ve gider tablosundan alacağın 224.472,00 TL’ye düştüğünü, toplam 2.335.000,00 TL alacağın şirketin yönetim kurulu üyelerinin sahibi olduğu … …’nden olan alacak olup tablolardan alacağın bu şirketten nasıl tahsil edileceğinin görülemediğini, ham madde stok miktarında nedeni anlaşılamayan artış olduğunu, 2009 yılına devreden KDV tutarının satışlar düşük olduğu halde yüksek olduğunu, bunun da kayıt dışı satışların yüksek olduğunu gösterdiğini, fiili stok sayımlarının tüm ortaklara ibraz edilmediğini, şirketin sahip olduğu binaların değerlerinde artış meydana geldiğini, leasing ile alım tutarının arttığını, kısa vadeli borçların artış gösterdiğini, satıcılara ve ortaklara olan borçların düştüğünü, borçlanmaların nedeninin tablolardan anlaşılamadığını, şirketin genel yönetim giderleri ve finansman giderlerinin mali tablolardan anlaşılamadığını, şirketin işlemlerinde bazı usulsüzlükler olduğunu, buna rağmen özel denetçi tayini taleplerinin yerinde görülmediğini ileri sürerek 2008 ve 2009 yılları için davalı şirkete özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile davalı şirket genel kurulunca davalı şirketin 2008 ve 2009 yılları için özel denetçi atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, özel denetçi tayini istemine ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 348. maddesine göre özel denetçi atanmasına ilişkin kararlara karşı temyiz yolu açık iken, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 440. maddesinde, özel denetçi atanmasına ilişkin kararların kesin olduğu öngörülmüş olup, usulü nitelikteki bu düzenlemenin, usul kurallarının derhal uygulanması ilkesi gereğince, görülmekte olan davalarda da uygulanması gerekir.
HUMK’nın 432/4. maddesine göre, temyizi kabil olmayan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay ilgili dairesi tarafından da bu konuda karar verilebileceğinden, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 26/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.