Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/8791 E. 2015/19120 K. 06.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8791
KARAR NO : 2015/19120
KARAR TARİHİ : 06.07.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe karşı icra mahkemesine dilekçe veren borçlu ödeme emri tebliği yapılan yerde değil Giresun ili Keşap ilçesi Gülpınar köyünde ikamet ettiğini, yurdışında olduğu sırada anne ve babasının evine haciz gelmesi ile öğrendiğini Türkiye’ye 20/05/2013 tarihinde geldiğini ve süresinde borca itiraz ettiğini senedi imzalamadığını belirterek imzaya itiraz ettiği mahkeminin davacının 03/05/2012 tarihinde takipten haberdar olduğunu buna rağmen 7 gün içinde usulsüz tebligat şikayetinde bulunmadığını belirterek davanın süre nedeni ile reddine karar verildiği görülmektedir.
Örnek 10 ödeme emri borçluya 07/07/2010 tarihinde tebliğ edilmiş borçlu tebligatın ikamet etmediği adrese yapıldığını takipten 03/05/2012 tarihinde yani yurtdışında olduğu tarihte muttali olduğunu Türkiye ‘ye giriş tarihi olan 20/05/2013 tarihinden sonra 3 günlük yasal süre içinde itiraz ettiğini ileri sürerek gecikmiş itirazda bulunmuştur.
Mahkeme her ne kadar öğrenme tarihinden sonra sürenin geçtiğini belirtmiş ise de hukuki nitelendirme hakime aittir. Somut olayda, itiraz dilekçesi içeriğinden borçlunun başvurusunun gecikmiş itiraz niteliğinde olduğu, ancak mahkemece bu konuda bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı görülmektedir.
O halde mahkemece ödeme emri tebligatının usulsüz olduğu, tebligata borçlunun 03/05/2012 tarihi itibariyle muttali olduğu tespit edildiğine göre, Tebligat Kanunu’nun 32. maddesine göre öğrenme tarihi tebliğ tarihi sayılacağından öğrenme tarihi itibariyle borçlunun İİK’nun 65/1. fıkrası uyarınca mani halinin bulunup bulunmadığı Türkiye’ye giriş ve çıkış tarihleri ilgili makamlardan sorulup değerlendirildikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.07.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.