Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/2775 E. 2015/4516 K. 01.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2775
KARAR NO : 2015/4516
KARAR TARİHİ : 01.04.2015

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki davadan dolayı Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/10/2013 gün ve 2013/114-2013/59 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dosyanın incelenmesinde, mahkeme kararının ve temyiz dilekçesinin davalı …’in dava dilekçesinde “…” olarak gösterilen adresine Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre tebliği yapılmıştır. Ancak; dosyada bulunan nüfus kayıt örneğine göre adı geçen davalının mernis adresinin Lauingen/Almanya olduğu, dolayısıyla davalının yurt dışında mukim olduğu hususu açıktır. Bu itibarla, gerekçeli kararın ve temyiz dilekçesinin anılan davalının yurt dışı adresine tebliği ve yasal temyiz süresinin beklenilmesi gerekmektedir. Yine davalı Kayacılar Marine Inc Şirketi’ne mahkeme kararının ve temyiz dilekçesinin , adı geçen davalı şirketin dava dilekçesinde gösterilen “…” adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği tespit edilmiştir. Oysa, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün dosya kapsamında bulunan 23/08/2012 tarihli yazısına göre adı geçen şirketin sicile kayıtlı olmadığı bildirilmiş, yine davacı vekilinin 07/11/2012 havale tarihli dilekçesinde davalı şirketin “…” adresinde yerleşik olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla, adı geçen şirkete yapılan tebligat usulüne uygun bulunmamakta olup, bu itibarla, gerekçeli kararın ve temyiz dilekçesinin anılan davalının yurt dışı adresine tebliği ve yasal temyiz süresinin beklenilmesi gerekmektedir. Son olarak, davalı … Şirketi’nin dava dilekçesinde gösterilen ve İtalya’da bulunan yurt dışı adresine, mahkeme kararının ve temyiz dilekçesinin Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla tebliğ edilmesi amacıyla gönderilen evrakın, Vicenza Mahkemesi Adli Muamele Tebligatları Servisi tarafından verilen ve dosya kapsamında tercümesi bulunan cevabi yazıya göre tebliğ edilemediğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla, adı geçen davalıya da usulüne uygun yapılmış bir tebligattan söz edilemez. Bu itibarla, anılan davalının gerektiği takdirde tebligata elverişli adresi tespit edilerek, gerekçeli kararın ve temyiz dilekçesinin tespit edilen adresine tebliği ve yasal temyiz süresinin beklenilmesi gerekmektedir. Mahkemece, yukarıda izah edildiği üzere mahkeme kararının ve
temyiz dilekçesinin davalılara 1965 tarihli Lahey Tebligat Sözleşmesi hükümlerine göre usulüne uygun olarak tebliğinin sağlanması ve yasal temyiz süresinin beklenilmesi, her halükarda davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi açısından dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan eksik hususların tamamlanması için dosyanın mahal mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE 01.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.