YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17563
KARAR NO : 2015/2564
KARAR TARİHİ : 25.02.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/06/2014 tarih ve 2014/105-2014/373 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın … Şubesi’nde bulunan hesabındaki paranın müvekkili adına düzenlenmiş sahte vekaletname ile tanımadığı bir kişi tarafından … Şubesi’nden çekildiğini, davalı bankanın gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek,163.030,00 TL’nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, vekaletnamenin düzenlenmesi aşamasında davacı adına düzenlenmiş sahte kimlik kullanıldığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, vekaletnameyi düzenleyen noterin kusurlu ve sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı banka şubesinde bulunan mevduat hesabından vekaletname ile 10.08.2010 tarihinde 8.030,00 TL, 16.08.2010 tarihinde ise, 155.000,00 TL’nin dava dışı vekil … tarafından çekildiği, bir güven kuruluşu olan bankanın kendisine verilen mevduatı saklamak ve sahibine ödemekle yükümlü olup, bu işlemleri yaparken de gerekli dikkat ve özeni göstermek zorunda olduğu, davacının hesabının bulunduğu davalı banka şubesinden çeşitli tarihlerde para çekildiği ve bu işlemler yapılırken nüfus cüzdanı fotokopisinin ibraz edildiği, paranın çekildiği …. Şubesi’nden gelen başka şubedeki mevduat hesabından yapılacak ödemeye ait onay formu ile …. Şubesi’nden onay istendiği ve şubenin ”…vekil …’a daha önce ödeme yapılmadığından imzasına rastlanılmadığı, mevzuata uygun kontroller yapılarak ödemenin yapılması” yönünde cevap verildiği oysa, davacının … Şubesi’nden daha önce yaptığı işlemler dolayısıyla dekontlarda imzasının ve ekinde nüfus cüzdanı fotokopisinin de bulunduğu, söz konusu dekontlar ile nüfus cüzdanı fotokopisinin bu onay formu ile …. Şubesi’ne fakslanması halinde yapılacak basit bir kontrolle durumun anlaşılacağı, bu nedenle davacının hesabından 163.030,00 TL çekilmesi sebebiyle uğradığı zarardan davalının sorumlu olduğu, hesabın vadesiz mevduat hesabı olması, hesaptaki paralara faiz uygulanmaması ve dava tarihinden önce davacının davalı bankaya bir müracaatının bulunmaması nazara alınarak hükmedilen tazminata, paraların çekildiği tarihten dava tarihine kadar yasal faiz, dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 163.030,00 TL’nin 8.030,00 TL’sine 10.08.2010 tarihinden dava tarihine kadar, 155.000 TL’sine 16.08.2010 tarihinden dava tarihine kadar yasal faiz, dava tarihinden itibaren tamamına avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8.351,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.