Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/18987 E. 2015/4157 K. 25.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18987
KARAR NO : 2015/4157
KARAR TARİHİ : 25.03.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/11/2014 tarih ve 2013/754-2014/715 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi…. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin keşideci olduğu dava konusu 10.000 TL bedelli, hamiline çeki dava dışı İbrahim Demirdağ isimli kişiye teslim ettiğini, bir süre sonra İbrahim Demirdağ’ın çeki verdiği Hasan Uslu isimli şahısla gelerek çekin kaybolduğunu söylediğini ve çek bedelinin haricen ödenmesini istediğini, müvekkilinin çekin ibraz süresinin geçmesini beklediğini ve süre geçince de bedelini haricen ödediğini, kayıp çekin ibraz süresi geçtikten bir müddet sonra davalının müvekkilini arayarak çekin hesabından takas yoluyla tahsil edildiğini bildirdiğini, müvekkilinin bankaya gittiğinde çekin tarihiyle belirgin şekilde oynanarak, çekin süresinde ibraz edilmiş hale getirildiğini, davalının da dikkat ve özen borcunu yerine getirmeyerek tarihi tahrif edilmiş çek için ödeme yaptığını ve müvekkilinin mükerrer ödeme yapmasına ve zararına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, çek bedelinin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin süresinde ibraz edilen çeki ödediğini ve mükerrer ödemeden sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığına dair delil sunamadığı, kaldı ki çekin keşide tarihinde kötüniyetle değişiklik yapıldığı bir an için düşünülse bile bunun iyi niyetli 3.kişi konumundaki davalı bankaya karşı yöneltilebilecek bir iddia olmadığı, çek bedelinin dava dışı İbrahim Demirdağ’a haricen ödendiği iddiasının da ispatlanamadığı, çek bedeli dava dışı bu şahsa ödenmiş olsa dahi bu ödemenin sorumluluğunun davalı bankaya yüklenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tahrif edildiği iddia edilen çekin ödenmiş olmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, TTK’nın 724. maddesine göre “tahrif edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur; meğer ki senette keşideci olarak gösterilen kimseye kendisine bırakılan çek defterini iyi saklamamış olması gibi bir kusurunun isnadı mümkün olsun” Öğretiye ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, muhatap bankanın bu
maddede öngörülen sorumluluğu kusur aranmayan bir sorumluluk olup, muhatap kusursuzluğunu ispat etse bile bu sorumluluktan kurtulamaz. Keşideci tamamen kusurlu fakat muhatap kusursuz ise muhatap sorumlu tutulamaz. Ancak, tarafların hiçbirinin kusurlu olmadığı hallerde banka sahte veya tahrif edilmiş çeki ödemenin sorumluluğundan kurtulamaz. Sorumluluğun doğması için objektif özen yükümlülüğünün ihlali ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. Varsa keşidecinin müterafik kusuru dikkate alınır.
Somut olayda davacı tarafça, keşide ettiği çekin kaybolduğunun belirtilmesi üzerine çek bedelinin hamiline haricen ödendiğinin ancak, daha sonra çekin keşide tarihinin tahrif edilip, süresinde ibraz edilmiş gibi gösterildiğinin ve davalı banka tarafından da takas yoluyla tahrif edilmiş çek bedelinin ödendiğinin iddia edilmiş olması karşısında, mahkemece dava konusu çekin takasa ibraz edildiği yerdeki fotokopisi de getirtilerek çekte tahrifat olup olmadığının incelenmesi, yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere davalı bankanın tahrif edilmiş çeki ödemekle davacıya karşı kusursuz sorumlu olup, davaya konu çekin takas yolu ödenmiş olması, dolayısıyla davalının keşide tarihindeki tahrifatı takas odası ile irtibata geçerek denetleyebilecek iken denetlememiş olmasının davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı da nazara alınarak değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.