YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3167
KARAR NO : 2015/4133
KARAR TARİHİ : 25.03.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/02/2012 tarih ve 2009/166-2012/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Münüse Vildan Cırıklı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Kamil Mütevelli’nin davacı müvekkili …’nin babası ve aynı zamanda davalı şirketin % 60 ortağı olduğunu, davacının da aynı şirkette %40 payının bulunduğunu, iki ortaklı şirketin 06/01/1998 tarihinde tescil edilerek şirketin ana sözleşmesinin Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlandığını, ilk 5 yıl için davalı Kamil Mütevelli’nin şirket müdürü seçildiğini, müvekkili ile davalı Kamil Mütevelli’nin ilişkilerinin bozulduğunu, şirketle ilgili kendisine hiçbir bilginin verilmediğini, hiç kar payı ödenmediğini, ortaklar genel kurul defterinin 3 nolu kararında 2006 yılı karının kurumlar vergisi ve fon payı düşüldükten sonra kalan kısmının sermayeye eklenmesine karar verildiğini; ancak bu kararda davacının imzasının bulunmadığından alınan kararın hükümsüz olduğunu, yine ortaklar karar defterinin 2 nolu kararında 08/02/2006 tarihinde yapılan toplantıda şirket müdürü Kamil Mütevelli’nin görev süresinin 10 yıl uzatılmasına, şirketi temsil ve ilzamla ilgili olarak da Kamil Mütevelli’ye 10 yıl süre ile yetki verilmesine şeklinde karar alındığını ; ancak müvekkilinin bu kurula katılmadığı halde katılmış gibi gösterildiğini, karar altındaki imzanın da davacıya ait bulunmadığını ileri sürerek davalı şirketin kurul karar defterinde bulunan (2) ve (3) nolu kararların batıl olmaları nedeniyle iptallerine, iki ortaklı olan davalı şirketin haklı nedenlerle feshine ve 6762 sayılı Kanun’da gösterilen şekilde tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kamil Mütevelli, açılan davada şirketin feshi talebine aynı sebeple olmamakla beraber kendisinin de katıldığını, davacının kendisinin oğlu olması nedeniyle şirkette ortak olarak gösterildiğini, şirkete para veya mal koymadığını, davacının kendi işini kurduğunu ve dava konusu şirketin geliri ile elde edilen doblo marka bir araç ile 20.000,00 TL’ yi de alarak ortak faaliyeti terk ettiğini ve davalı şirkete rakip olduğunu, davacı oğluyla görüştüğünü, hatta onun boşanma davasında tanıklık yaptığını, mali sıkıntılar nedeniyle davalı şirketin işlemez hale geldiğini, şirket kararlarındaki imzaların davacıya ait bulunduğunu, tüm kararlardan haberinin olduğunu, bu nedenle davacı iddialarının gerçek dışı olduğunu; ancak davacıdan kaynaklanan sebeplerle şirketin feshi gerektiğini kendisinin de kabul ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; TTK 549/4 maddesi hükmüne göre haklı sebebin varlığı halinde Limited Şirketin feshinin her bir ortak tarafından istenebileceği, ortağa tanınan bu hakkın ondan alınamayacağı, ortaya çıkan sebebin ortaklığın yaşamasını imkansız hale getirmiş olması gerektiği, davaya konu feshi istenen şirketin, şirket ana sözleşmesine göre iki ortağı olduğu, sermayesinin her birinin 25.000,00 TL kıymetinde 20 hisseye ayrılmış olup, 500.000,00 TL’den ibaret olduğu, 12 hisseye karşılık 300.000,00 TL’sinin Kamil Mütevelli, 8 hisseye karşılık 200.000,00 TL’sinin …”ye ait olduğu, 31.08.2008 tarihinde şirket ortaklarından Kamil Mütevelli’nin 52 pay karşılığı 2.157,48 TL, …’nin 48 pay karşılığı 1.991,52 TL sermayesi olduğu,. TTK’nın 513. maddesindeki düzenlemeye göre sermayenin 2/3 ünü temsil eden ortakların kararı ile sermaye arttırımının mümkün olduğu, davalının gerek ana sözleşmedeki 12/20 pay karşılığı 300.000,00TL, gerekse 31.01.2008 tarihindeki 52/100 pay karşılığı 2.157,48TL sermayesinin kanunun aradığı 2/3 çoğunluğa karşı gelmediği ve geçerli bir kararın da bulunmadığı, iki ortağın da şirketin feshi hususunda ihtilaflarının bulunmadığı, taraflar arasındaki husumetin şirketin amacına ulaşmasını güçleştirdiği, bu durumda dava konusu Mütevelli Zirai Mahsüller Hayvansal Ürünler Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin feshi için yasada öngörülen haklı nedenlerin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, limited şirket ortaklar kurulu kararının iptali ve fesih talebine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı dava dilekçesi ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesinin yanında aynı zamanda 08/02/2006 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan 2 ve 3 numaraları kararların da iptalini talep etmiş olmasına rağmen, bu talep ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeyerek sadece fesih kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Kabule göre de; mahkemece, davanın kabulüne karar verildiği halde yargılama harcı dışında kalan masrafların davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına şeklinde hüküm tesisi de doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.