Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/19103 E. 2015/4124 K. 25.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19103
KARAR NO : 2015/4124
KARAR TARİHİ : 25.03.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/10/2014 tarih ve 2013/248-2014/329 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin “… San. Tic. AŞ”nin ortağı olduğunu, davalı …’nın da şirketin büyük ortağı ve ayrıca yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı şirkete ortak olduktan sonra çeşitli aldatıcı hareketlerle şirkete ait Kesirven Köyü 12-13 pafta 3232 parsel numaralı tarla, aynı pafta 3234 parsel numaralı bahçeli bir zemin katlı kagir benzin istasyonu ve 12 pafta 684 parsel numaralı tarla vasfındaki taşınmazları, şirketi temsilen satıcı ve gerçek şahıs olarak da kendisi de alıcı sıfatıyla hareket ederek satın almış gibi üzerine taşınmazları geçirdiğini, 6762 sayılı eski TTK’nın 334 ve 6102 sayılı TTK 395. maddesi uyarınca şirkete ait taşınmazların satımının genel kurul kararına bağlı olduğunu, genel kurulun böyle bir karar almadığını, şirket yönetim kurulu üyelerinin şirketle ilgili kendi adlarına şirketle ticari ilişkiye giremeyeceğini, yapılan işlemin kesin hükümsüzlük nedeniyle yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, 16/02/2007 tarihinde davalıya satılıp tescil edilen Kesirven Köyü 3232, 3234 ve 684 parsel numaralı taşınmazların tapu kayıtları üzerine tedbir konularak, davalı üzerine olan tapu kayıtlarının iptali ile şirket adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bilirkişi marifetiyle taşınmazlarının değrinin tespit edilerek harcın bu değere tamamlatılmasına, açılan kötü niyetli mesnetsiz hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı tarafından temyiz edilmekle, temyiz harcının tamamlatılmasına ilişkin muhtıraya rağmen harcın süresinde tamamlanmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemenin 30/10/2014 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek kararı, temyiz eden davalı vekiline 11/11/2014 günü tebliğ edilmiş ve temyiz talebinin reddine dair karar HUMK’nın 434. maddenin atıf yaptığı 432. maddenin son fıkrasında yazılı yedi günlük süre geçirildikten sonra 24/11/2014 günü davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davalı vekilinin mahkemenin 30/10/2014 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek kararına yönelik temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin mahkemenin 30/10/2014 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek kararına yönelik temyiz isteminin REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.