YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1085
KARAR NO : 2015/17381
KARAR TARİHİ : 12.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, suç uydurma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın, suç tarihi akşamı taksicilik yapan müşteki …’nın aracına müşteri olarak bindiği, daha sonra kendisini yüzbaşı olarak tanıtıp müştekinin aracıyla … Bulvarında bulunan gazinoya gittiği, burada İstanbul’dan 2 trilyonluk ihale aldığını, … görüşüp İstanbul’a gideceklerini söylediği, akabinde müştekinin kendisini beklediği sırada yemek yiyerek alkol aldığı, bilahare 200 TL hesap gelmesi üzerine müştekiye kredi kartını vererek para çekip gelmesini söylediği, ancak kredi kartının süresi dolmuş olduğu için müştekinin para çekemeden geriye döndüğü, gazino sahiplerinin söz konusu hesabı istemeleri üzerine sanığın, …’in ortağı olduğunu, …’i tanıdığını, İçişleri Bakanı …’nun danışmanı olduğunu belirterek hesabı ödemek istemediği, daha sonra bir kağıda “Tümgeneral … Kışlası, …, 22.6.2006, … Gazinoda 200 TL karşılığı 2 tane telefon, Nokia Marka“ ibarelerini yazıp müştekiye vererek gazino hesabını ödemesini ertesi günü de bu kağıtla yanına gelerek parasını istemesini söylediği, müştekinin de 200 TL olan hesabı ödeyerek sanığa ait iki adet cep telefonunu aldığı, daha sonra sanığın müştekinin taksisine binerek adliye gitmek istediğini söyledi, müştekinin de götürdüğü, sanığın buradan yaklaşık bir saat çıkmaması üzerine müştekinin bir müşteri alarak çalışmaya devam ettiği, daha sonra adliyeye geldiğinde sanığın gitmiş olduğunu öğrendiği, bunun üzerine müştekinin karakola gelerek sanığa ait cep telefonlarını kolluk güçlerine teslim edip sanıktan şikayetçi olduğu, sanığın da müştekiden önce karakola gelerek gerçek olmadığı halde Talatpaşa Bulvarı üzerinde bulunan … Gazinosunda nişanlısının gazino tarafından rehin alındığını, parasının ve eşyalarının silah zoruyla gasp edildiğini beyan ettiği, bu şekilde sanığın hileli hareketlerle müştekiye gazino hesabını ödettirerek ve taksi ücretini ödemeyerek dolandırıcılık suçunu, nişanlısı rehin alınmadığı ve eşya ile parası silah zoruyla gasp edilmediği halde bu yönde beyanda bulunarak suç uydurma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, mağdur ile tanık ifadesi, sağlık kurulu raporu, teslim tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Dosyada mevcut adli sicil kaydından tekerrüre esas sabıkası olduğu anlaşılan sanık hakkında TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 12.02.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.