Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/7 E. 2015/20573 K. 16.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7
KARAR NO : 2015/20573
KARAR TARİHİ : 16.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Sanıklarla katılanın 24.04.2007 günü aralarındaki alacak meselesi sebebiyle tartışmaları sonrası olay yerine intikal eden jandarma birimlerince olaya müdahale edildiği sırada sanık …’in, katılana hitaben “Bizim paramız havaya uçmaz, bu böyle kalmayacak, bize ait olan parayı alırız” şeklinde sözler söyleyerek sair bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eyleminde bulunduğu, sonrasında tüm sanıkların, katılanın şikâyetine göre 02.05.2007 tarihinde katılana ait dükkâna zarar verdiklerinin iddia edildiği olayda; sanık …’in alacağını tahsil edeceği ve dava hakkını kullanacağına dair iradesini ifade etmesi ve netice olarak da alacak davasını açmış olması nedeniyle üzerine atılı tehdit suçunun yasal unsurlarının oluşmadığından hakkında verilen beraat kararında hukuka aykırılık bulunmadığı; yine sanıkların savunmalarını doğrulayan tanıklar … ve …’nın beyanlarından da anlaşılacağı üzere, mala zarar verme suçunun konusu olan işyerinin kiracısının katılan olmasına rağmen, taraflar arasında bu işletmenin alım satımının söz konusu olduğu ve bu işyerini katılanın ruhsatı adı altında işlettikleri, bu hali ile işyerinin sanıklara ait olduğu anlaşılmakla, mala zarar verme suçunun oluşmadığından bahisle verilen beraat kararlarında da bir isabetsizlik görülmemiş olup, bu suç yönünden eksik inceleme yapılması gerektiğinden bahisle bozma talep eden tebliğnamedeki düşünceye bu nedenlerle iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 16.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.