Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/11107 E. 2015/4601 K. 02.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11107
KARAR NO : 2015/4601
KARAR TARİHİ : 02.04.2015

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/03/2013 tarih ve 2011/158-2013/63 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 31/03/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. …, davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın IMES Şubesi’ne ait ve davacıya bir alışveriş karşılığında dava dışı firma tarafından verilen çeklerin karşılıksız çıktığını, … İcra Müdürlüğü’nün 2009/18341 E. sayılı icra takip dosyasında takibe geçildiğini, takibin semeresiz kaldığını, çek bankaya ibraz edildiğinde çekin sahte olduğunun kendilerine sözlü olarak bildirildiğini, çekin …’ne takasa verildiğini, çekin keşide tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanun’un 2. maddesi gereğince bankanın çek hesabı açan kişi hakkında gerekli araştırma ve soruşturmayı yapması gerektiğini, çek kendilerine verilmeden evvel … tarafından gerekli incelemenin yapıldığını, ortada sahte bir çek var ise bankanın şikayetçi olması gerektiğini, bankaların güven kurumu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin zararı olan 10.000 TL’nin, çekin keşide tarihinden itibaren en yüksek banka faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın IMES Şubesi tarafından dava dışı …lehine kredi hesabı açılarak, şirkete çek koçanı verildiğini, icra takip dayanağı olan çekin son hamilinin dava dışı … olduğunu, takasa davacı tarafından sunulduğunun ve kendileri tarafından geri çekildiği iddiasının doğru olmadığını, yapılan icra takibinin sonuçlandırılmadığını, çek hesabı açılırken dava dışı şirket kayıtlarının incelendiğini, herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, dava konusu çekin davalı bankada hesabı bulunan dava dışı … adına düzenlendiği, ancak Adli Tıp Kurumu raporuna göre davacıya verilen 35.000 TL bedelli bu çekin sahte olduğu, sahte olarak düzenlenen çekte bankanın katkısının bulunduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, davalı bankanın kendisi dışında hazırlanarak piyasaya verilen tamamen sahte olan bir çekten dolayı sorumlu tutulamayacağı, dava dışı bu şirketin ekonomik durumunun araştırılmaması ve çeklerin sahte olduğunun anlaşılması üzerine suç duyurusunda bulunulmaması sebebiyle bankanın, tamamen sahte olarak düzenlenen çekten dolayı sorumlu olduğunun kabul edilemeyeceği, davalı bankanın herhangi bir kusurunun ve hatta hukuka aykırı bir eyleminin bulunmadığı gibi, meydana gelen zarar ile davalı bankanın eylemleri arasında illiyet bağının varlığından da söz edilmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.