YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7087
KARAR NO : 2015/4472
KARAR TARİHİ : 31.03.2015
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2010/71-2013/556 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 31/03/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin satış ve dağıtım yönetimi isimli yazılımın sahibi olduğunu, davalı ile yazılımın kullanılmasına yönelik sözleme yaptıklarını, yaptıkları tespitte lisansa aykırı kullanım belirlendiğini ileri sürerek, izinsiz yazılım kullanılmasından dolayı şimdilik 10.000 TL’nin tahsilini istemiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı ile yazılımın kullanılması için lisans sözleşmesi yapıldığı, ancak devir sözleşmesine aykırı olarak bedeli ödenmeksizin yazılım programının çoğaltılarak kullanıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 586.500 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, davacıya ait satış ve dağıtım yönetimi isimli yazılımın lisanssız kullanımından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, şirketin tüzel kişiliği ve dava ehliyeti sicilden terkin edilmesi ile sona erer. Husumet mahkemece yargılamanın her aşamasında resen nazara alınır.
Somut olayda, davalı vekili, davacı şirketin sicilden resen terkin edildiğini belirtmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacı şirketin sicil kaydı getirtilerek, aktif dava ehliyetinin olup olmadığı belirlenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek bulunmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 31/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.