Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/27647 E. 2015/1384 K. 21.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/27647
KARAR NO : 2015/1384
KARAR TARİHİ : 21.01.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi….tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takibe karşı, borçlunun icra mahkemesine başvurarak, iflasın ertelenmesine ilişkin davada tedbir kararı verildiğini belirterek, takibin iptali ile konulan hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece takibin durdurulmasına ve 26.09.2012 tarihinden sonraki tarihte uygulanan hacizlerin fekkine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Alacaklı tarafından…. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26/09/2012 tarih ve 2012/454 D.İş esas-452 karar sayılı ihtiyati haciz kararına dayanılarak takibe başlandığı, 26/09/2012 tarihinde borçlu şirketlerin taşınır ve taşınmaz mallarının ihtiyaten haczi için müzekkereler yazıldığı, 27.09.2012 tarihinde de İİK.nun 89/1. maddesine göre haciz ihbarnameleri düzenlendiği …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/1179 .. sayılı iflasın ertelenmesi davasında verilen 26/09/2012 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile borçlu şirketler aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiç bir takip yapılmamasına ve yapılmış olan takiplerin tedbiren durdurulmasına karar verildiği, kararda, ihtiyati haciz kararlarının infazına dair herhangi bir açıklamanın bulunmadığı anlaşılmıştır.
İhtiyati haciz bir icra takip işlemi olmayıp, asıl icra takip işlemine yardımcı olan, güvence sağlayan, koruyucu nitelikte bir kurum ve bizzat icra takip işlemine dönüşmeye elverişli, genellikle yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce uygulanan bir nevi tedbir işlemidir. İhtiyati haczin icra takip işlemi olmadığı hususu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun “İhtiyati haczin İİK’nun 289. maddesinde öngörülen takip yasağından sayılmayacağına ilişkin” 16.02.2000 gün ve 2000/12-49 esas ve 2000/94 karar sayılı ilâmında açıkça ifade edilmiştir. Bu nedenle ihtiyati tedbir kararında, özellikle tedbirin ihtiyati hacizleri de kapsadığı belirtilmediği sürece, icra takiplerinin durdurulması yönünde verilen tedbir kararı, ihtiyati haczin infazını engellemez.
te yandan, ihtiyati haciz kararı bir kez infaz edilmekle son bulmayıp, ihtiyati haciz kararının verildiği alacak miktarını karşılayıncaya kadar infaz işlemine (haciz konulmasına) devam edilir.
Somut olayda da, ihtiyati tedbir kararında, tedbirin ihtiyati hacizleri de kapsayacağı açıkça belirtilmediğine göre, geçerliliğini sürdüren ihtiyati haciz kararına dayalı olarak hacizlerin uygulanmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, ihtiyati haciz kararına dayalı olarak konulan hacizlerin fekki isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, bu konudaki talebin de kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/01/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.