YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8239
KARAR NO : 2015/20791
KARAR TARİHİ : 17.02.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Ticarî faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin, güvenilirliğini sağlamak amacıyla, bu suçun, tacir (kişisel olarak ticaretle uğraşan kimseler) veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında işlenmesi, TCK’nın 158/1-h bendinde nitelikli hâl kabul edilmiştir. Bu kavramlar Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümlerine göre belirlenecektir.
Türk Ticaret Kanunu madde 14 de, tacir;
“(1)Kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından doğan bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır.“ denilmektedir.
Ticaret şirketleri, aynı yasanın madde 124 de;
(1)Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.
(2) Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır” şeklinde tanımlanmıştır.
Kooperatif yöneticilerinin, kooperatifin faaliyeti kapsamında, dolandırıcılık suçunu işlemeleri de nitelikli hâl, kabul edilmiştir. Üye sayısı dolmasına rağmen, üyeliğe kabulün devamından bahsederek üye kayıt edilmiş gibi kişinin parasının alınması bu suç tipine örnek gösterilebilir. Kooperatif yöneticilerinin kimler olduğu 1163 sayılı Kooperatifler kanunun 55 ve devamı maddelerinde tanımlanmıştır. Madde 55 – Yönetim Kurulu, kanun ve anasözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır. Yönetim Kurulu en az üç üyeden kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır. Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen tüzel kişiler, temsilcilerinin isimlerini kooperatife bildirir.
Bu suçun oluşabilmesi için, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir. Keza, kooperatif yöneticilerinin bu nitelikli halden cezalandırılabilmeleri için suçun kooperatifin faaliyeti kapsamında, işlenmesi gereklidir. Bu suçun faili tacir veya şirket yöneticisi yada şirket adına hareket eden kişi yada kooperatif yöneticisi olabilir.
Somut olayda; sanık …’in merkezi İstanbul’da bulunan … Ticaret adlı şirkette pazarlamacı olarak, diğer sanık …’ın ise aynı şirkette şoför olarak çalıştıkları ve kapıdan pazarlama işi için Bartın’a gittikleri, satış için 03/07/2009 tarihinde katılan …’nin evine giderek önce kapalı bir zarf verdikleri ve açmamasını söyleyerek, müdürleri olduğunu belirttikleri bir kişiye telefon açtıkları, daha sonra gelen bu şahsın zarfı açtığında katılana hediye olarak 106 ekran plazma tv, mikrodalga fırın ve mutfak robotu çıktığını,bu hediyeleri alabilmesi için başka eşyalar satın alması gerektiğini söyledikleri, katılanın kabul etmesi üzerine porselen yemek takımını 1.350 Euro’ya sattıkları, katılanın parayı sanıklara verdiği, sanıkların da porselen yemek takımı, iki tane mini fırın ve mutfak robotunu verip diğer hediyeleri araçtan getireceklerini söyleyerek aşağı indikleri, ancak; eşyaları getirmeyerek olay yerinden kaçtıkları, sanıkların yine aynı şekilde 11/07/2009 tarihinde katılan …’in evine gittikleri, katılana …Köyü’nde büyük market açacaklarını söyleyerek çekiliş için zarf verdikleri, sonradan gelen müdür dedikleri şahsın zarfı açtığında, plazma tv, fırın, tencere takımı ve mutfak robotu kazandığını, bu hediyeleri alabilmesi için kendilerinden başka bir eşyayı satın alması gerektiğini söylediği, bunun üzerine katılan Yüksel’in 900 Euro karşılığında Kütahya porselen takımı almaya karar verdiği ve parayı sanıklara ödediği, sanıkların eşyaları getirmek için çıktıkları, iki adet fırın ile tencere takımını getirdikleri, plazma tv, porselen takımı ve mutfak robotunu da araçtan getireceklerini söyleyip para ile birlikte kaçtıkları anlaşılmakla; Vardaroğlu Ticaret adına hareket eden sanıkların, katılanlara zarf çektirmek suretiyle hediye çıktığını söyleyip, diğer eşyaların da hile ile satışını yaparak hediye olan eşyaları
getirmeden kaçmaları şeklindeki eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 17.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.