Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/15777 E. 2015/20113 K. 08.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15777
KARAR NO : 2015/20113
KARAR TARİHİ : 08.09.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 14.04.2015 tarih, 2014/33447 E., 2015/9864 K. sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
6100 sayılı HMK’nun 294. maddesi gereğince hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Aynı Kanun’un 297/2. maddesine göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Yine aynı Kanun’un 298/2. maddesinde; gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Esasen kısa kararı yazıp tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması, yargılamanın aleniyeti ve kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasa’nın 141. maddesi ile HMK’nun yukarıda değinilen emredici nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, re’sen gözetilmesi yasa ile hakime yüklenmiş bir görevdir.
Somut olayda; mahkemece, tarafların yüzlerine karşı verilen kısa kararda “hüküm altına alınan miktar üzerinden %10 tutarında 58.250 TL para cezasının davalıdan alınmasına” karar verilmesine karşı, gerekçeli kararda “hüküm altına alınan miktar üzerinden %10 tutarında 38.750 TL para cezasının davalıdan alınmasına” karar verildiği, bu şekilde kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirildiği görülmektedir. 10.04.1992 tarih ve 1991/7 E.-1992/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedenidir.
O halde, mahkemece, yukarıda anılan İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da belirtildiği gibi, bozmadan önce verilen kararla bağlı olmaksızın aradaki çelişkiyi giderecek şekilde yeniden karar verilebilmesi için hükmün bozulması gerekirken, Dairemizce onandığı anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Dairemizin 14/04/2015 tarih ve 2014/33447 E. – 2015/9864 K. sayılı onama ilâmının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca re’sen (BOZULMASINA), bozma nedenine göre alacaklının karar düzeltme itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 08/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.