Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/1512 E. 2015/12795 K. 07.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1512
KARAR NO : 2015/12795
KARAR TARİHİ : 07.05.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlunun, takibe konu çekler hakkında açtığı çek iptali davasında verilen tedbir kararı ile çeklerin ödenmesinin yasaklandığını, bankaya ibraz edilen çeklerin arkasına tedbir kararının şerh edildiğini, bu şerhe rağmen yapılan takipte çeklerdeki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle itiraz ederek takibin durdurulmasını talep ettiği, icra mahkemesi tarafından itirazın kabulü ile takibin davacı yönünden durdurulmasına, ayrıca çeki takibe koymada alacaklının kötüniyetli olduğunun kabulü ile borçlu lehine alacağın %20’si oranında tazminata ve %10’u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verildiği görülmüştür.
İİK’nun 170/3. maddesine göre icra mahkemesi aynı kanunun 68/a maddesine göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığı kanaatine varırsa itirazın kabulü ile birlikte takibin durdurulmasına ve dördüncü fıkra uyarınca alacaklının senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, borçlu yararına takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10’u oranında para cezasına karar verir.
Çekin kaybolması nedeniyle açılan davada verilen tedbir kararı, hasımsız olarak verilmiş bulunduğundan davada taraf olmayan iyi niyetli üçüncü kişileri bağlamaz. Bu husus, ticari senetlerin güvenli tedavül etmesinin de tabii sonucudur. Bu nedenle tedbir konusu çek hakkında icra takibi yapılmasında sakınca yoktur.
Ancak takibe konu çekte, davacı lehdar konumunda olup, çeki diğer borçlu konumunda olan …’ne ciro ettiği, adı geçen şirket tarafından da davalı alacaklıya ciro edildiğinden, aralarında yüzyüzelik yoktur. Bu nedenle alacaklının senedi takibe koymada kötüniyeti ve ağır kusuru bulunmamaktadır. Çek arkasındaki ibraz şerhinde ödeme yasağı bulunmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece alacaklı aleyhinde asıl alacağın %20’si oranında tazminata ve %10’u oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, açıklanan nedenle kararın bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile İcra Hukuk Mahkemesi’nin 20.11.2014 tarih ve 2013/260 E. – 2014/502 K. sayılı ilamının hüküm bölümünün tazminata ilişkin “2” numaralı bendinin ve para cezasına ilişkin “3” nolu bendinin tamamının karar metninden çıkartılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.