Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/15052 E. 2015/20082 K. 08.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15052
KARAR NO : 2015/20082
KARAR TARİHİ : 08.09.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlular vekili icra mahkemesine başvurusunda; borçlu …’nın …’nin kullandığı krediye kefil olduğunu, ancak kefil olarak taşınmazını ipotek vermediğini, …’nin kullandığı kredi için verdiği ipoteğin ise kredi borcunun 10.12.2013 tarihinde ödenmesi ile sona erdiğini ileri sürerek her iki borçlu yönünden takibin iptalini istediği, mahkemece asıl borçlu ile ipotek borçlusu arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunduğundan bahisle takipte asıl kredi borçlusuna yer verilmemiş olması nedeniyle şikayetçi borçlular yönünden takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda alacaklı tarafın yargılama sırasında icra mahkemesine sunduğu dilekçe ile; borçlu … ile dava dışı şirket hakkında … İcra Müdürlüğü’nün 203/19957 esas sayılı dosyası ile 12.07.2013 tarihli ipotekli takip başlatıldığını, takibin halen derderst olduğunu beyan ettiği, mahkemece bu durumun araştırılmadığı görülmektedir.
İİK’nun 150/ı maddesi uyarınca, ipotek akit tablosu, kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermese bile, borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli krediler şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran taraf (alacaklı), krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin noter marifeti ile krediyi kullanan tarafa (borçluya) gönderildiğine dair noterden tasdikli bir sureti icra müdürlüğüne ibraz ederse icra müdürü İİK’nun 149. maddesine göre işlem yapar.
İİK’nun 149. maddesi hükmüne göre ise; “İcra memuru, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir” düzenlemesine yer verilmiş olup, madde içeriğinden, borçlu ile ipotek veren arasında zorunlu takip arkadaşlığının bulunması nedeniyle haklarında birlikte takip yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.

HMK’nun 124/3. maddesi uyarınca; maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin kabulü için, karşı tarafın rızası aranmaz. Aynı maddenin 4. fıkrasında da “dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir” düzenlemesi yer almaktadır. Anılan hükmün icra takiplerinde de uygulanması gerekir. Dolayısıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte, asıl borçlu takipte gösterilip, ipotek veren gösterilmemiş ya da ipotek verene takip yöneltilip asıl borçlu hakkında takip yapılmamış ise bu durum kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından HMK’nun 124/3. maddesi uygulaması ile anılan kişi sonradan takibe dahil edilmek suretiyle eksiklik giderilebilir.
Somut olayda, zorunlu takip arkadaşlığı bulunan asıl borçluya takibin yöneltilmediği görülmektedir. Bu durumda, borçlu tarafın eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından, öncelikle alacaklının beyanında geçen … İcra Müdürlüğü’nün 2013/19957 esas sayılı dosyası incelenerek aynı alacağa ilişkin asıl borçlu hakkında takip yapılıp yapılmadığı araştırılıp, takip yapılmamış ise alacaklı tarafça talepte bulunulduğu takdirde mahkemece, takibin asıl borçlu şirkete yöneltilmesi için alacaklıya ara kararla kesin süre verilip, verilen kesin sürede takibin asıl borçluya yöneltilmemesi halinde takibin iptaline karar verilmesi, verilen süre içinde alacaklı tarafından ek takip talebi düzenlenerek takibin asıl borçluya yöneltilmesi (icra emri gönderilmesi) halinde ise şikayet dilekçesinde ileri sürülen sair hususlar hakkında değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.