Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3281 E. 2015/4256 K. 26.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3281
KARAR NO : 2015/4256
KARAR TARİHİ : 26.03.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 31. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09/09/2013 tarih ve 09/09/2013 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı Bankanın Bakırköy şubesi arasında imzalanan “Genel Ticari Kredi Sözleşmesi” çerçevesinde müvekkilince 17.03.2005 tarihinde 4.349.999,17 YTL tutarında ve kullanım tarihindeki kur olan 1 Euro=1.762 YTL üzerinden 2.468.785 Euro’ ya tekabül eden dövize endeksli kredi kullanıldığını, kredinin vadesinin 19.12.2005 olarak öngörüldüğünü, kredinin vade tarihinde anapara alacağı ve tüm ferileriyle birlikte fiili ödeme tarihindeki döviz kuru olan 1 Euro=1.6178 YTL üzerinden hesaplanan anapara ve faiz tutarı toplamı olan 4.030.000 YTL’ nin davalı nezdindeki müvekkili şirket cari hesabına havale edildiğini, buna karşın davalı tarafından ödemenin kredinin kullanıldığı tarih olan 17.03.2005 tarihindeki Euro kuru üzerinden ödenmesinin bildirildiğini, ayrıca yapılan faiz hesaplanmasında da, kredinin kullandırıldığı tarih olan 17.03.2005 tarihi ile faiz ödemesinin yapıldığı 16.09.2005 tarihi arasındaki dönem için ödenen faizinde yine 1.762 YTL kur üzerinden ödenmesi gerektiği ve bu nedenle o tarihte yapılan faiz ödemesinin kısmi ödeme olduğu belirterek ek faiz talebinde bulunulduğu, bunun üzerine müvekkilince talep edilen 366.146,35 YTL’ nin ihtirazi kayıtla davalıya ödendiğini, oysa dönemsel faiz ödemesinin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden yapılıp bankanın bu ödemeyi kabul etmesinin müvekkili şirket nezdinde bu yönde haklı bir güven oluşmasına yol açtığını, kaldı ki, şube yetkilisince geri ödemede kur farkının oluşmayacağını müvekkiline açık olarak ifade ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (10.000) YTL’ nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İşbu dava dosyası ile birleşen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/359 esas sayılı dosyasında davacı vekili, aynı hukuki ilişki nedeniyle 355.146.35 TL’nin davalıdan faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinin 24/d maddesinde kur farklarının düzenlendiği, buna göre DEK tahsilatında dikkate alınacak kurun kredi dönemi içerisindeki en yüksek kur olacağı buna rağmen 15.09.2005 tarihli Genel Mektup ile yapılan
değişiklik doğrultusunda davacı firma lehine dönem içindeki en yüksek kur yerine kredinin kullandırıldığı tarihteki kurdan tahsilat yapıldığını, banka yetkilisinin davacı şirkete göndermiş olduğu elektronik posta mesajının sözleşme hükümlerine aykırı bir açıklama içermediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece ihtilafın taraflar arasında kullandırılan DEK için uygulanan Euro döviz kurunun farklı belirlenmesinden kaynaklandığı, bu konuda taraflar arasında imzalanan Genel Ticari Kredi Sözleşmesinin 24/d.maddesinde açık hüküm bulunduğu, davalı bankanın DEK mevzuatında 15.09.2005 tarihinde 7367 sayılı genel mektupla değişiklik yaptığı, bu değişikliğin davacı yararına olması nedeniyle sözleşme hükmünün uygulanması halinde davacının daha aleyhine bir durumun ortaya çıkacağı, banka şube yetkilisinin dosyaya sunulu e – posta mesajında kur farkı oluşmayacağına dair beyanının sözleşmenin 24.maddesi karşısında hiç bir bağlayıcılığı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 24.06.2010 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak ve alınan bilirkişi raporu uyarınca davanın kısmen kabulü ile 312.296,19 TL den 10.000 TL nin 30/12/2005 tarihinden kalan 302.296,09TL nin 21/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek Türkiye cumhuriyeti Merkez bankasının kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 20.968,63 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Banka’dan alınmasına, 26/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.