YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19081
KARAR NO : 2015/4319
KARAR TARİHİ : 27.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/10/2014 tarih ve 2014/598-2014/324 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 06.01.2013 günü Ankara … mağazasından satın aldığı televizyonun davalı tarafından taşınması sırasında hasarlandığını ileri sürerek, 7.326,76 TL’nin 28.01.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin kargoyu ambalajlama sorumluluğunun bulunmadığını, TTK’nın 882. madde hükmüne göre taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun söz konusu olduğunu, savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın paketlemenin uygun olmamasından dolayı meydana geldiği, taşıyıcının sorumluluktan kurtuluşu ile ilgili TTK’nın 878. maddedeki durumlarda dahi taşıyıcının, TTK’nın 18/2. Madde hükmü uyarınca “basiretli bir iş adamı” gibi hareket ederek zıya ve hasarın hiç meydana gelmemesi veya zarar zıyanın artmaması için gerekli önlemleri almak zorunda olduğu, taşıyıcının, kırılabilir nitelikteki televizyonun ambalajlama yetersizliğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağı, davalı şirketin zıya halinde net olmayan ağırlığın her bir kg için 8,33 özel çekme hakkı ile sorumlu olduğu, buna göre davalı kargo şirketinin gönderinin hasar görmesinden doğan sorumluluğunun 2.611,45 TL olduğu, ayrıca TTK’nın 883. madde hükmü uyarınca taşıma gideri 58,74 TL’den de davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.670,19 TL’nin 10.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin (ihtarname gideri dışındaki) istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarafından taşınan emtianın taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle açılan tazminat ve ödenen navlun bedelinin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece taşıyıcının, TTK’nın 18/2. madde hükmü uyarınca “basiretli bir iş adamı” gibi hareket ederek zıya ve hasarın hiç meydana gelmemesi veya zarar zıyanın artmaması için gerekli önlemleri almak zorunda olduğu, taşıyıcının ambalajlama yetersizliğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken 6102 sayılı TTK’nın 875. maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar geçecek süre içinde eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimdeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Aynı Yasa’nın 878/1-b maddesinde gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama sonucu oluşan hasar nedeniyle taşıyıcı sorumlu tutulamaz.
Davaya konu uyuşmazlıkta, yüklemenin gönderen tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzere, gönderenin yetersiz ambalajlama yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, taşıyıcının tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması MK’nın 2. maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir. Dolayısıyla uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında paylaştırılması uygun olur. Bu durumda mahkemece, yükün istif ve yerleşimine nezaret görevi olan taşıyıcının kusur oranının tespit edilerek sınırlı sorumluluk hükümleri de gözetilmek suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve somut olaya uygun düşmeyen şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.