YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8019
KARAR NO : 2015/20865
KARAR TARİHİ : 18.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan …’ın çalıştığı işyerinde sanığın inşaat şirketine ait kartvizitleri görmesi üzerine, ev almak amacıyla eşi katılan … ile birlikte sanığa ait … İnşaat Şirketini araştırmaya başladıkları, katılan …’nın …’da yaşayan babasının sanık tarafından yaptırılan konutları görüp ikna olması üzerine katılanların sanıktan ev almaya karar verdikleri, telefonla ulaştıkları sanığın, tanık … ile birlikte katılanların bulunduğu Batman’a giderek alım satım sözleşmesi imzaladığı, katılanların sanığa 39.750 ABD Dolarını peşin olarak verdikten sonra, aynı gün kalan 17.000 TL’yi sanık adına havale etmelerine rağmen sanığın anlaşmaya konu daireyi teslim etmeyerek hileli hareketlerle menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda, sanık, tanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın katılanların beyanlarını kabul edip, aldığı paraları inkar etmiyor olması, iflas etmesi nedeniyle yükümlülüğünü yerine getiremediğine dair beyanı ve aldığı para karşılığında başka bir meskenin tapusunu katılana devretmiş olması karşısında, sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğine dair delilin bulunmadığı ve tarafların aralarındaki anlaşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu gerekçelerine dayanan mahkemenin beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan …’ın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.