Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17219 E. 2015/4781 K. 07.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17219
KARAR NO : 2015/4781
KARAR TARİHİ : 07.04.2015

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/12/2012 gün ve 2010/306-2012/625 sayılı kararı onayan Daire’nin 01/07/2014 gün ve 2013/5727-2014/12628 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı …nin %30 hissesinin Melih …’a, %10 hissesinin Esin …’a, %5 hissesinin …’a, %5 hissesinin …’a, %30 hissesinin …’a, %5 hissesinin …’a ve %15 hissesinin ise davalı … ‘a ait olduğunu, şirket ortaklar kurulunun 07.04.2005 tarihli kararı ile ortaklarından Melih … ve davalı …’ın münferit imzaları ile şirketi temsil ve ilzam etmek üzere müdür olarak atandığını, davalı müdürün temsil yetkisi ile bağdaşmayan davranışlarda bulunarak …’nin 500.000 TL’ye yakın (494.416 TL) parasını uhdesine geçirdiğini, hakkında ceza davası açıldığını, …’nin İsfalt A.Ş’den olan 447.258.85 TL alacağının davalı tarafından haricen tahsil edilerek şirket hesaplarına intikal ettirilmediğini, bu nedenle …’nin devlete olan 325.353,85 TL’lik geçici vergisini ödeyemediğini, yine davalının 47.158.88 TL parayı şirket hesabından kendi hesabına virman yaparak tasarrufta bulunduğunu, davalının şirketi üretim yapamaz hale getirdiğini, müdürlük yetkisini kasten ve bilerek kötüye kullanıp, şirketin patlayıcı madde ruhsatını iptal ettirdiğini ileri sürerek, davalının şirketi idare ve temsil yetkisinin kaldırılarak müdürlükten azline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili aleyhine açılan benzer konulu davaların reddedildiğini, şirketin 20 yılı aşkın süredir Melih … tarafından basiretli bir tacir gibi yönetilmediğini, iddiaların doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının aleyhine açılan hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan beraat ettiği, davalının dava konusu tahsilatı yaptığı tarihte şirketten 543.762,20 TL tutarında alacağı olduğu, davalının şirketten alacaklı olması ve ortaklar arasında uzun zamandan beri devam eden uyuşmazlıklar da dikkate alınarak davalının azli için haklı sebebin oluşmadığı, davalının şirketten kendi alacağını mahsuben aldığı, bu hususun kanuna aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01/07/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 07/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.