Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/16281 E. 2015/4387 K. 30.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16281
KARAR NO : 2015/4387
KARAR TARİHİ : 30.03.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/07/2013 gün ve 2011/748-2013/381 sayılı kararı bozan Daire’nin 18/06/2014 gün ve 2014/5211-2014/11744 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortaklarından iken kendisine ait olan … Marka T.T.C 630 tipinde 2006 model torna makinesini şirketin işlerinin daha hızlı yürümesi için ve sonradan geri almak üzere şirketin adresine getirdiğini, söz konusu makinenin hiçbir şekil ve surette aleyhine tespit istenilen şirketin mamelekinde kayıtlı olmadığını, şirkete sermaye payı olarak da konulmadığını ve şirkete devrinin yapılmadığını, müvekkilinin şirketteki hisselerinin tamamını dava dışı … devrettikten sonra, torna makinesini geri almak için şirket adresine gittiğini ancak eski ortaklarının ağır hakaretlerine maruz kaldığını, mahkeme kanalı ile yapılan tespitte torna makinesinin davalı şirketin nezdinde olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, torna makinesinin teslim tarihine kadar geçecek süre için davalı şirket aleyhine açacakları torna makinasının kullanım bedelinden doğan tüm hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile torna makinesinin davalı şirketten alınarak müvekkiline teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu torna makinesinin davalı şirketin resmi kuruluşu gerçekleşmeden önce 09/10/2010 tarihinde dava dışı …Makina Kalıp San. Ltd. Şti’den satın alındığını, davacının şirket hissesini şirket ortağı dava dışı … devrine ilişkin sözleşmede davalı şirketteki tüm haklarını, aktif ve pasifiyle birlikte devrettiğini, daha sonra bu makine üzerinde hak iddia etmesine hukuken olanak bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5219 sayılı Kanun ile değişik 440/III-I’nci maddesi uyarınca 01/01/2014 tarihinden itibaren karar düzeltme sınırı 11.540 TL’ye yükselmiştir.

Dava değeri 10.000 TL olup, mahkemece davanın reddine dair verilen kararın taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin ilamıyla bozulması kararına karşın davalı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de dava değerinin yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca karar düzeltme sınırının altında kaldığı anlaşıldığından karar düzeltme dilekçesinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin REDDİNE, 30/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.