YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17453
KARAR NO : 2015/4782
KARAR TARİHİ : 07.04.2015
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/02/2012 gün ve 2007/400-2012/30 sayılı kararı bozan Daire’nin 27/05/2014 gün ve 2013/2727-2014/9819 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili şirketin eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri olduğunu, 07.02.2007 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında 2002, 2003, 2004 , 2005 ve 2006 yıllarına ait olağan genel kurul faaliyetleri ile ilgili incelemeler sonucunda şirketi zarara uğrattıklarının tespit edildiğini, şirket kasa hesabında muhasebe kayıtlarına göre gözükmekle birlikte fiilen mevcut olmayan 353,85 TL için gerekli takip yapmadıklarını, ayrıca şirket ana sözleşmesine göre, taahhüt edilen sermayenin dörtte birinin tescil tarihinden en geç üç ay içinde, kalanının ise 01.08.1999 tarihine kadar ödenmesi gerekmesine rağmen şirket sermayesinin dörtte üçü olan 375.000 TL’nin ödenmemiş olduğunu, yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davalıların ortaklara gerekli çağrıları zamanında yapmadıklarını ve bununla ilgili denetim görevinin yerine getirmediklerini ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, toplam 375.353.85 TL’nin müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, dava konusu yapılan kasa noksanının, davalıların görevli bulundukları dönemde gerçekleştiğini ispata elverişli herhangi bir belgenin dosyaya ibraz edilemediği, bu konudaki tutanakların yeterli olmadığı, sermaye taahhüdü borcu yönünden ise, şirket ana sözleşmesi gereğince şirket ortakları tarafından 01.08.l999 tarihine kadar ödenmesi gereken 375.000 TL sermaye taahhüdü borcunun ödenmediğinin sabit olduğu, ancak sermaye taahhüdü borcunun öncelikle bu borcu ödeme yükümlü olan şirket ortaklarından kendi sorumlulukları nispetinde tahsil edilmesi gerektiği, şirketin eski yönetim kurulu üyelerince sermaye taahhüdü borcunun ödenmesi için zamanında herhangi bir çaba gösterilmemiş olması bir ihmal olarak kabul edilecek olsa bile, şirket ortaklarının dava tarihi itibariyle bu borçtan sorumluluklarının devam ettiği, bu alacağın sermaye taahhüdü borcu bulunanlardan tahsil edilmesi gerektiği, tahsilat sağlanamaması halinde o tarihte görev yapan yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan sözedilebileceği, dava tarihi itibariyle bu koşulların gerçekleşmediği, davalılardan …, … ve Bahattin n’ın aynı zamanda sermaye taahhüdü borcu bulunan şirket ortakları olduğunun gözönünde bulundurulması gerektiği, bu davalılar yönünden sorumluluklarının bulunduğu, davalıların bunun dışında yönetim kurulu üyesi veya denetçi sıfatı ile dava tarihi itibariyle sorumlu tutulabilecekleri belirli bir zarar miktarı bulunmadığı gerekçesiyle davalı … aleyhindeki davanın 131.250 TL üzerinden, … aleyhindeki davanın 82.500 TL üzerinden, Bahattin n aleyhindeki davanın ise 3.750 TL üzerinden kısmen kabulüne, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27/05/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, 07/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.