Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/18906 E. 2015/4369 K. 30.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18906
KARAR NO : 2015/4369
KARAR TARİHİ : 30.03.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Hasımsız olarak görülen davada Biga Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/11/2013 tarih ve 2013/137-2013/4448 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, keşidecisi… Beypazarlı olup babası … emrine düzenlenmiş … Şubesi’ne ait 22.03.2012, 29.03.2012, 26.04.2013 keşide tarihli ve 15.000,00 TL, 15.000,00 TL, ve 10.000,00 TL tutarlı üç adet çekin babası tarafından muhafaza için kendisine verildiği sırada kaybolduğunu ileri sürerek dava konusu çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asli müdahil… Bank A.Ş. vekili, dava konusu çeklerden 29.03.2013 keşide tarihli 15.000,00 TL bedelli çekin dava dışı … tarafından kredi borcuna karşılık müvekkiline verildiğini, müvekkilinin bu çekin yasal hamili olduğunu savunarak, bu çeke ilişkin davanın reddini istemiştir.
Asli müdahil … vekili, dava konusu çeklerden 22.03.2013 keşide tarihli 15.000,00 TL bedelli çekin dava dışı …. tarafından kredi borcuna karşılık müvekkiline verildiğini, müvekkilinin bu çekin yasal hamili olduğunu savunarak bu çeke ilişkin davanın reddini istemiştir .
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davaya konu çeklerin dava sırasında ortaya çıktığı gerekçesiyle açılan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1-Dava, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir. Kıymetli evrakın kaybı halinde iptal kararı verebilmek için, bu hususun senedin ziyaı öğrenildiği esnada senet üzerinde hak sahibi olan kimse tarafından talep edilmesi gereklidir. Diğer bir ifadeyle senedi ibraz edemeyen şahsın, o senette mündemiç hakkın alacaklısı olması lazımdır. Kıymetli evrak hukukunda senet üzerinde hak sahibi olmaktan anlaşılan, senede malik bulunmak veya senet üzerinde sınırlı bir ayni hakkın sahibi olmaktır. Senet üzerindeki hak ile senetteki hak prensip itibariyle mecburen aynı şahsa ait bulunduğundan senet üzerinde hak sahibi olan kimse deyimiyle sadece senedin maliki değil aynı zamanda senetteki hakkın alacaklısı ve onun yanında rehin alan ile intifa hakkı sahibi veya bunların temsilcisi de kastedilmektedir. Senetteki hakkın sahibi bulunmayan, intifa hakkı sahibi olmayan veya rehin hakkı alacaklısı

sıfatını taşımayan bir kimsenin iptal davası açma hususunda dava ehliyeti yoktur. Özellikle; sadece zilyet durumundaki şahsın veya borçlunun iptal davası açması mümkün değildir. Somut olayda davacının; üç adet çekin babası tarafından muhafaza amacıyla kendisine verildiğini beyan etmiş olması ve dava sırasında ortaya çıkan çeklerde meşru hamilin davacının babası bulunması karşısında, dava konusu çeklerin sadece zilyedi olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından senedin iptalini talep edebilecek şahıslardan biri olduğu hususunda bir iddiada bulunulmadığı gibi bu yönde dosya kapsamında bilgi ve belgeye de rastlanılmamıştır. 6100 sayılı HMK’nın 114. maddesi uyarınca dava ehliyeti dava şartı niteliğinde olup mahkemece davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekli hususlardandır. Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca iptali talep edilen çeklerin sadece zilyedi olduğu anlaşılan davacının dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Kabule göre de; dava edilen çeklerden iki adedinin müdahillerce ibraz edildiği, 10.000,00 TL bedelli bir diğer çekin ise ibraz edilmediği gözetilmeksizin tüm çeklerin ibraz edildiğinin kabulüyle açılan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.