YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19085
KARAR NO : 2015/4398
KARAR TARİHİ : 30.03.2015
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada… Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/10/2014 tarih ve 2014/585-2014/269 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile fer’i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun’la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra…dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … …’nin Çiftehavuzlar Şubesi’nde vadeli hesaba yatırdığı mevduatı 21.12.1999 tarihinde BDDK tarafından bankaya el konulması nedeniyle iade alamadığını, mevduatın … Off Shore Bank Ltd. adlı paravan banka hesabına aktarılmış olduğunun anlaşıldığını, hesap cüzdanını kaybeden müvekkilinin dava tarihi itibariyle ne kadar para yatırdığını hatırlayamadığını, Off Shore Bankası’nın … …’den ayrı olarak personeli ve sermayesinin bulunmadığını, … … yöneticilerinin bankayı aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçundan yargılanarak mahkum olduklarını, bu yöneticiler tarafından mudilerden toplanan paraların grup şirketlerine usulsüz kredi olarak aktarıldığını, müvekkilinin iradesinin sakatlanarak parasının Off Shore Bankası hesaplarına alındığını, işlemin havale görünümlü mevduat toplama mahiyeti arzettiğini, … …’nin sebepsiz zenginleştiğini, kanuna karşı hile yapıldığını, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek şimdilik 1.000 TL’nin paranın yatırıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 30.09.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 9.500 TL’sına çıkarmıştır.
Davalı vekili, müvekkili ile Off Shore Bankası’nın tüzel kişilikleri farklı olduğundan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, hisse devir sözleşmesi uyarınca hukuki ve mali tüm sorumluluğun TMSF’nin üzerinde bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil … vekili, müvekkilinin bir borç üstlenmesinin bulunmadığını, muhatabın TMSF olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil TMSF vekili, davacının 11.10.1999 tarihinde yatırdığı 9.500 TL’nin … Off Shore Bank Ltd.’nin … nezdindeki hesabına havale edildiğini, 15.11.1999 tarihinde söz konusu tutarlardan 474,31 TL ve 20.12.1999 tarihinde 10.579,97 TL’nin … Off Shore Bank’ın hesabından dönerek 15.11.1999 tarihinde 474,31 TL ve 10.579,97 TL tutarın ise 20.12.1999 tarihinde davacıya nakden ödendiğini, buna göre davacının Off Shore hesaplardan bir alacağının kalmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, aldatılma iddiasının kanıtlanamadığını, davacının iyiniyetinin araştırılması gerektiğini, talimat üzerine havale işlemini gerçekleştiren bankaya husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, off-shore hesabına aktarılan paranın fiilen Off Shore şirketine ve Kıbrıs’a gönderilmediği, davalı bankanın hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, Off Shore şirketinin mal varlığının bulunmaması nedeniyle paranın tahsil edilemediği, mudilerin bu hesaplara yönlendirilmesi yönünde yöneticilerin banka çalışanlarına emir ve talimatlar verdikleri, banka yöneticileri ve çalışanlarının yönlendirmesiyle davacı iradesinin fesada uğratıldığı, müterafik kusurdan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı Bankanın sorumluluğunun BK’nın 41 ve 55 ile TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararının parasını Off-Shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren başlayacak bulunmasına, dava konusu alacağın davacıya iade edildiğine ilişkin davacının imzasını ihtiva eden bir makbuzun dosyaya sunulmamasına göre, davalı vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekili ile temyiz eden fer’i müdahil TMSF vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı …’ye iadesine, 30/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.