YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18948
KARAR NO : 2015/4359
KARAR TARİHİ : 30.03.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/06/2014 tarih ve 2013/149-2014/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sigortacılık faaliyetiyle iştigal ettiğini “…” ibareli markayı… nezdinde 2006-63436 noda adına tescil ettirdiğini, aynı ibarenin müvekkilinin ticaret unvanında da yer aldığını, davalının bir müddet müvekkilinin acenteliğini yaptığını, davalının müvekkilinin rızası dışında “…” ibareli alan adını kullandığını, müvekkilince bu haksız kullanımın sonlandırılması amacıyla davalıya gönderilen ihtarın sonuçsuz kaldığını ileri sürerek davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüzünün tespitine, tecavüzün önlenilmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının kullandığı alan adının kullanımının yasaklanmasına ve alan adının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak müvekkilinin davacının acenteliğini yaptığı sırada onun bilgisi dahilinde alan adını aldığını, ancak alan adının faal olmadığını ve kullanmadığını, somut olayda haksız rekabetin koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, “…” ibaresinin 1957 yılından beri davacının ticaret unvanında yer aldığı, aynı zamanda bu ibarenin …. nezdinde 2006-63436 noda davacı adına marka olarak tescil edildiği, davalı adına kayıtlı alan adının davacının ticaret unvanı ve markasıyla aynı olduğu kullanımının 556 sayılı KHK’nın 8/1-A ve 61. maddeleri gereğince marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu, ICANN Tüzüğü uyarınca tahsisi gerçekleştiren kurumca ülkesellik prensibi gözetilmeden ve tenfiz kararına gerek olmadan kararın tenfizinin mümkün olduğu gerekçesiyle davacının marka hakkına tecavüzün tespit ve önlenilmesine davalı adına tahsisli “…” alan adının davalı tarafından kullanımının önlenilmesine ve iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.