YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18705
KARAR NO : 2015/4399
KARAR TARİHİ : 30.03.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/10/2014 tarih ve 2014/34-2014/221 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, tanınmış “…” ibareli markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, ayrıca şekilden oluşan 2012/36615 sayılı marka için … nezdinde tescili için başvuru yapıldığını, yoğun promosyon ve satış faaliyetleri sonucu şekil markasının müvekkili ile özdeşleştiğini, davalının da “…” markası ile üretip satışa sunduğu bulaşık deterjanı ürünlerinin, piyasaya sunuluş şekli, şişe tasarımı, renk, etiket kompozisyon ve dizayn özellikleri itibarıyla müvekkilinin “…” ürününü birebir taklit ettiğini, bu surette haksız rekabette ve markaya tecavüzde bulunduğunu, tecavüze konu ürünün ticari takdim şekli ve şişe tasarımı ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde müvekkilleri ürününün taklidi olduğunu, davalının bu fiillerinin müvekkillerinin “…” ürünlerinin ününden haksız kazanç sağlamasına, tüketicide iltibasa ve aldanmaya yol açtığını, müvekkillerinin ve ürünlerinin itibarına zarar verdiğini ileri sürerek davalı eylemlerinin haksız olduğunun tespitini, haksız rekabetin men’ini, markaya tecavüzün tespiti ile önlenmesini, tecavüze konu ürünlerin imhasını, 50.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davalı şirketin “…” ibareli marka başvurusunda bulunduktan sonra bu ibareyi kullanmaya başladığını, başvurunun reddini müteakip markayı kullanmaya son verdiğini, kaldı ki davacı markaları ile davalının “…” şeklindeki kullanımının birbirine benzemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ürünlerinde “…” ibaresini kullanmasının davacının “…” ibareli markalarıne tecavüz teşkil ettiği, davacının 2012/36615 sayılı şekil markasının da bulunduğu, davalı ürünlerinin bu marka ile de ayırt edilemeyecek derecede benzediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının eylemlerinin haksız olduğunun ve davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu tecavüzün ve haksız rekabetin men’ine, haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, takdiren 12.500 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kararın ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 640,00 temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.