Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/6340 E. 2015/16094 K. 09.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6340
KARAR NO : 2015/16094
KARAR TARİHİ : 09.06.2015

MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takipte, borçlu icra mahkemesine başvurusunda, ödeme emri tebliğine ilişkin tebligat zarfında bulunan imzanın kendisine ait olmadığını belirterek usulsüz tebliğ şikayeti ile birlikte takip konusu borca, faize ve takip dayanağı senetteki imzasına itiraz etmiş, mahkemece borçlu hakkındaki takibin durdurulmasına, borçlunun tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hükmü taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına, HUMK.nun 438. ve İİK.’nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından alacaklının bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esasının incelenmesine geçildi:
2- İmzaya itiraz, İİK.’nun 170. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 168/1-4. maddesi uyarınca yasal beş günlük süreye tabidir. İmzaya itirazın süresinde olup olmadığı mahkemece re’sen nazara alınıp, süresinde olması halinde işin esasına girilerek inceleme yapılır.
Borçlunun tebliğ mazbatasındaki imzanın kendisine ait olmadığı yönündeki şikayeti hakkında her ne kadar bilirkişi raporu alınmış ise de, alınan 01.04.2013 tarihli bilirkişi raporunda incelemenin tebliğ mazbatası fotokopisi üzerinde yapıldığı, 10.10.2014 tarihli … raporunda ise, mazbatadaki imzaların aidiyetinin tespit edilemediği rapor edilmiştir.
Yargıtay uygulamasına ve Dairemizin istikrar bulan kararlarına göre imza incelemesinin fotokopi belgelere dayanılarak yapılması mümkün değildir. Tebligattaki imzanın muhataba ait olup olmadığının tespiti tebliğ memuru dinlenilmek suretiyle sonuçlandırılamaz. İmza incelemesi teknik bir konu olup tanık beyanıyla kanıtlanamaz. Bu nedenle mahkemece tebliğ memurunun beyanı esas alınarak, itirazın süresinde olduğunun kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece ödeme emri tebliğindeki imzanın istem sahibi borçlu tarafa ait olup olmadığının yöntemince uzman bilirkişilere incelettirilerek, tespiti yapılmalı ve oluşacak sonuca göre imzaya itirazın süresinde olması halinde ise borçlunun sair itiraz nedenleri hakkında inceleme yapılması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.