YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20006
KARAR NO : 2015/30694
KARAR TARİHİ : 07.12.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de ;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, borçlunun, ödeme emri tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığını ileri sürerek, usulsüz tebligatın iptali ile takip dayanağı bononun teminat senedi olduğu nedeniyle takibin durdurulmasını talep ettiği, mahkemece, tebliğ işleminin usulsüz olduğu kararın gerekçesinde kabul edilerek borca itirazın esasının incelenmek suretiyle, hüküm fıkrasında davanın reddi yönünde karar verildiği anlaşılmıştır.
HMK.nun 297/2.maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
Öte yandan tebligatın usulsüzlüğünün tespiti halinde tebliğ tarihinin düzeltilmesi durumunda haciz uygulamasına başlanacağı tarih, mal beyanında bulunma tarihi veya varsa kesinleşmeden önce konulan hacizlerin kaldırılabileceği nedeniyle borçlunun hukuki yararı vardır (HGK’nun 27.06.2001 tarih ve 2001/12-543 E. 2001/560 K.).
Bu durumda mahkemece borçluya yapılan ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu kabul edildiğine göre, tebliğ işlemine yönelik şikayetinin kabulü ile 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince, tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, hüküm fıkrasında bu husus gözardı edilerek davanın reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.