YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7145
KARAR NO : 2015/4456
KARAR TARİHİ : 31.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/05/2012 tarih ve 2009/489-2012/356 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 31/03/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 27.04.2009 tarihinde yapılan 2006 yılı olağan genel kurul toplantısında şirket anasözleşmesinin maksat ve mevzuuna ilişkin maddesinin değiştirilmesine karar verildiğini, bu karara muhalif kaldıklarını, kararın yasaya aykırı olduğunu, toplantıdan kısa bir süre önce davacı tarafından şirketin amacının gerçekleşmesinin imkansız hale gelmesinden dolayı fesih istemli Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/976 E. sayılı dosyası ile dava açtıklarını anasözleşme değişikliğinin işbu davayı kesintiye uğratmak amacı ile yapıldığını, şirketin kira geliri dışında başkaca bir geliri bulunmadığı için anasözleşme değişikliği ile yeni belirlediği çalışma konusu ve amaçlarını gerçekleştirecek mali gücünün bulunmadığını, üretime elverişli teknik cihaz ve kadrosunun dahi bulunmadığını, alınan bu kararın yasaya, objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, 27/04/2009 tarihli genel kurul toplantısında alınan şirket ana sözleşmesinin maksat ve mevzuunun değiştirilmesine dair maddesinin iptalini talep
etmiş, birleşen Bakırköy 1 Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/735 E. sayılı dosyasında, 29/05/2009 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulunun ibrası ve bilanço/kar-zarar hesaplarının onaylanmasına dair kararların yasaya aykırı olduğunu, ibranın TTK’nın 374/2 maddesine aykırı olduğunu, …’nın kendi ibrasını sağlamak için dava dışı 2 kişiye pay devri yaptığını ve bu kişilerin ibrada oy kullandıklarını, pay devrinin TTK’nın 374/2 maddesini işlevsiz bırakmayı amaçladığını, bunun objektif iyi niyet kurallarına ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, 29/05/2009 tarihli genel kurul toplantısında alınan ibra ve bilançonun onaylamasına dair kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 27/04/2009 tarihli genel kurulda alınan anasözleşmenin maksat ve konu maddesinin değiştirilmesine dair kararla anasözleşmenin 3. maddesi değiştirilmeden önce var olan faaliyet konusuna yeni faaliyetler eklenerek genişletildiği, şirketin kira gelirleri dışında gelir getirecek bir faaliyeti bulunmadığı, şirket kasa bakiyelerinin ticari faaliyet ile uyumlu olmayacak şekilde yüksek olduğunun tespit edildiği, ana faaliyet konusu olan plastik eşya üretimine ilişkin ticari faaliyet konusunda yeterli maddi kaynağı olmasına rağmen yıllarca bu faaliyeti yapmayıp kira gelirleri ile hayatını devam ettirdiği, aynı zamanda Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/976 Esas sayılı dosyasında şirket amacının gerçekleşmesinin imkansızlığına dayalı fesih davası derdest iken faaliyet konusunu değiştirir anasözleşme değişikliğinin fesih davasını konusuz bırakma amacını taşıdığı ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu, bilançonun onayı ve mali kararların geçerliliğinin açıklık ilkesine uygun düzenlenen bilançoya bağlı olduğu, alınan bilirkişi raporunda bilançonun TTK’nın 75. maddesindeki açıklık ilkesine aykırı düzenlendiği, şirket varlıklarının durumunun ispata muhtaç olduğu tespit edildiğinden, bilanço kar-zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin kararın yasaya aykırı olduğu, buna bağlı olarak da mali yönden eksiklik içeren yönetim kurulu faaliyet raporu ve denetçi raporunun onaylanmasının iptalinin gerektiği kanaatiyle asıl davanın kabulü ile 27/04/2009 günlü genel kurulda alınan maksat ve mevzu değişikliğine dair 6 nolu kararının iptaline, birleşen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/735 E. sayılı dosyasındaki talebin kabulüne, 29/05/2009 tarihli şirket genel kurulunda alınan bilanço ve kar zarar hesaplarının tasdiki ile yönetim kurulunun ibrasına dair 4 ve 5 nolu genel kurul kararlarının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, asıl dava, davalı şirketin 27.04.2009 tarihli olağan genel kurul toplantısının 6 nolu gündem maddesinin iptali istemine ilişkindir. Anılan gündem maddesi ile davalı şirket anasözleşmesinin “maksat ve mevzuu” başlıklı üçüncü maddesinin tadil edilmesi kararı alınmıştır. Bu karar ile anasözleşmenin 3. maddesinde sayılan faaliyet konularına yeni faaliyet konuları eklenmiştir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ve Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/976 Esas sayılı davalı şirketin amacının gerçekleşmesinin imkansızlığına dayalı fesih davası dayanak gösterilmek suretiyle asıl davanın kabulüne karar verilmiş ise de bir şirketin anasözleşmesinde yazılı maksat ve faaliyet konularında bir süre ticaret yapmaması o şirketin hiçbir zaman ana faaliyet konusunda faaliyet göstermeyeceği anlamına gelmeyeceği gibi ekonomik ve ticari hayatta yaşanan gelişmeler karşısında şirketin maksat ve mevzunun değiştirilmesi yasal düzenlemeler çerçevesinde her zaman mümkündür. Ayrıca mahkeme gerekçesinde dayanılan Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/976 Esas, 2011/583 K. sayılı ilamı ile “ şirketin anasözleşmesinde yazılı ana faaliyet
konularında ticari faaliyet sürdürmediği ve gelirlerini bu yoldan elde etmediği, ancak davalı şirketin anasözleşmede yazılı maksadına uygun üretim, imalat ve ticari faaliyet yapmamasının davalı şirketin bu maksadını gerçekleştirmesinin objektif olarak imkansızlaştığı, şirketin mevcut haliyle bu maksadı gerçekleştiremeyeceği anlamına gelmeyeceği, şirket maksadını oluşturan işin kendi bünyesinden kaynaklanan bir imkansızlık halinin söz konusu olmadığı, şirketin halen bir gelir kaynağının ve mal varlığının bulunmasının şirketin maksadını gerçekleştirme imkan ve ihtimalinin de bulunduğunu gösterdiği, şirket maksadının objektif olarak imkansızlaşmadığı ve şirketin infisah etmediği gerekçesiyle davanın reddine” karar verilmiş olup anılan kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 21.11.2012 tarih 2012/4055 E. 2013/21123 K. sayılı ilamı ile onanmıştır. Bu itibarla mahkemece anılan tüm bu hususlar ve Dairemizin anılan ilamı nazara alınmadan somut olaya uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle asıl davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan birleşen dava hükmünün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davaya yönelik kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.