YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/26101
KARAR NO : 2015/1519
KARAR TARİHİ : 22.01.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi… tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi borçlu vekilinin, iflas erteleme davası sırasında verilen tedbir kararından sonra başlatılan takibin iptali ve iflas erteleme kararından sonra konulan hacizlerin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu; mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
…Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/204 Esas no’lu dosyası ile borçlu şirket tarafından açılan hasımsız iflas erteleme davasının yargılaması sırasında 21.03.2013 tarihli tensiple; “…İİK.l79/b maddesindeki sınırlamalar dikkate alınmak suretiyle, davacı şirketler aleyhindeki 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere, açılmış ve açılacak tüm icra takiplerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına …” ilişkin tedbire; yargılama sonunda da aynı mahkemece 2013/204 E.- 2014/56 K. sayılı 27.02.2014 tarihli karar ile “ …iflasın bir yıl süre ile ertelenmesine… İİK 179/b.2 maddesindeki sınırlar içinde, … icra takiplerinin durdurulmasına…” karar verildiği görülmektedir.
İİK.nun 179/b maddesi hükmü gereğince; iflasın ertelenmesi kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere, hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler de durur.
Somut olayda alacaklı, sözü edilen tedbir kararından sonra fakat henüz iflasın ertelenmesine karar verilmesinden önce 25.02.2014 tarihinde borçlu hakkında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatmış; 05.05.2014 tarihinde borçlunun 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının ve tapuda kayıtlı taşınmazlarının haczine karar verilmiş, borçlu vekilinin talebi icra müdürlüğünce kabul edilerek eldeki şikayet tarihinden sonra 12.06.2014 tarihinde icra takibinin durdurulmasına karar verilmiştir. Tedbir kararı, takiplerin durdurulmasına ilişkin olup takip yapılamayacağı öngörülmediğinden ve icra mahkemesince de tedbir kararı yorumlanamayacağından takibin iptali mümkün bulunmamaktadır. Diğer taraftan, iflas erteleme kararı verilmesinden önce takibe geçildiğine göre İİK’nun 179/b maddesinden kaynaklanan bir takip yasağı da sözkonusu değildir.
Ne var ki; tedbir kararı ve bilahare verilen iflas erteleme kararı gereğince durması gereken takipte, haciz yapılamaz. Tedbir kararı hacizlerden sonra icra dosyasına ibraz edilmiş ise de, anılan tedbir kararı (ve iflas erteleme kararı), hacizlerden önce alınmış olup, takiplerin durdurulmasını içerdiğinden ve mahkeme kararları verildiği andan itibaren hüküm doğuracağı cihetle geç ibraz edilmeleri sonuca etkili değildir.
O halde mahkemece; tedbir ve iflas erteleme kararından sonra konulduğu anlaşılan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, borçlu vekilinin bu husustaki istemini de kapsar biçimde şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.