YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7827
KARAR NO : 2015/16293
KARAR TARİHİ : 11.02.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan … Tic. A.Ş. İle sanığın yetkilisi olduğu … Tic. Paz. Ltd. Şti. arasında imzalanan bayilik sözleşmesi gereğince, katılan şirketin sanığa ait şirkete yaptığı gaz satışına istinaden sanık tarafından verilen … Şubesine ait 03/07/2008 tarihli, 26.200 TL bedelli, keşidecisi … Ltd. Şti. olan çekin bankaya ibrazında ticari ilişkiye karşılık olarak verilen çekle ilgili sanık tarafından ödemeden men talimatı verildiğinin öğrenildiği, bu şekilde sanığın bilerek ve kötü niyetle çeki başkasına imzalatarak kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve … şirketi sahibi ve yetkilisi olarak şirket adına hareket etmek suretiyle şirket faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına ilişkin katılan vekilinin temyiz isteğinin incelenmesinde;
Katılan … Tic. A.Ş. vekilinin 15.02.2012 havale tarihli dilekçesiyle ekinde sunduğu vekaletnamedeki temyizden feragate ilişkin yetkisine istinaden temyiz isteminden feragat ettiği anlaşıldığından, vaki feragate dayanılarak dosyanın dolandırıcılık suçu yönünden temyiz incelemesi yapılmaksızın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE,
2-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin sanık müdafiilerinin temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanık, tanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre eylemin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın sabıkasız oluşu ve sanık hakkında verilen cezanın bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşması nedeniyle ertelenmesine karar verilmesi dikkate alınarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi resmi belgede sahtecilik suçlarında dosyaya yansıyan, ileri sürülmüş ve belgelendirilmiş giderilmesi gereken ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi bir zarar bulunup bulunmadığının taraflardan sorulup bir saptama yapılmadan, manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, sanığın işlemiş olduğu resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı “katılan tarafın zararları karşılanmadığı dikkate alınarak” şeklindeki yetersiz gerekçe ile CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.