Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/29073 E. 2015/30754 K. 08.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/29073
KARAR NO : 2015/30754
KARAR TARİHİ : 08.12.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının reddini/bozulmasını mutazammın 03/07/2015 tarih, 2015/15018 Esas – 2015/19001 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK’nun 363/2. maddesi uyarınca icra mahkemesince verilen kararlar tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz edilebilir. Temyiz tarihi ise, temyiz harcının yatırıldığı veya temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği tarihtir. Somut olayda, icra mahkemesince 21/07/2014 tarihinde tefhim edilen karara yönelik olarak birleştirilen dosya davacısı 3. kişi …. vekili tarafından 25/07/2014 tarihinde süre tutum dilekçesi verildiği, aynı tarihte temyiz harcının da yatırıldığı, dolayısıyla temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, temyiz dilekçesinin süre aşımından reddine dair Dairemizin 03.07.2015 tarih ve 2015/15018 E., 2015/19001 K. sayılı kararının 1 nolu bendinin oybirliğiyle kaldırılmasına karar verildikten sonra adı geçenin temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan takipte borçlu şirkete ait bir kısım menkullerin haczedildiği, borçlu şirketin ve birleştirilen dosya davacısı bankanın haczedilen menkullerin … tarafından kullandırılan kredinin teminatını oluşturan ipotek kapsamında teferruat niteliğinde olduğunu, yine menkullerin leasing sözleşmesi ile kiralandığını, menkullerin taşınmazdan ayrı olarak haczedilemeyeceğini belirterek icra mahkemesine şikayet yoluna başvurdukları ve hacizlerin kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmaktadır.
Mahkemece, asıl davanın şikayetçi borçlu tarafından takip edilmemesi sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılmasına, birleşen dosya açısından ise şikayetin kısmen kabulüne karar verilmiştir. …nun 150/1. maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Aynı maddenin 4. Fıkrası uyarınca, dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. 5. Fıkra uyarınca da işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. Yasada belirtildiği gibi dosyanın işlemden kaldırılması kararı nihai bir karar olmayıp 3 ay süreyle dosya derdest kalmaya devam eder. Mahkemece asıl davaya ilişkin olarak HMK’nun 294. maddesi uyarınca davayı sona erdiren nihai karar verilmemiş olup, derdest kalan davaya devam edilmek üzere ayırma kararı da mevcut değildir.
Kaldı ki borçlunun icra mahkemesine başvurusu haczin kaldırılması olup İİK’nun 16. maddesi uyarınca şikayet niteliğindedir. Şikayete ilişkin yargılama usulünün düzenlendiği İİK’nun 18/3. maddesi uyarınca icra mahkemesi duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir. Görüldüğü üzere şikayet başvurusunun incelenmesinde icra mahkemesi taraflar gelmese bile karar verir, dosya işlemden kaldırılmaz.
Asıl dava dosyası ile birleşen dava dosyası bağlantılı olup, aralarındaki bağlantı sebebiyle birleştirilmelerine karar verildiğinden, asıl dava hakkında davayı sona erdiren nihai bir karar verilmesi birleştirilen davaya da etkili olacaktır.
Belirtilen nedenlerle mahkemece, şikayet başvuruları usulüne uygun incelenip değerlendirilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, asıl dava yönüyle davayı sonuçlandıran nihai karar verilmeksizin hem asıl dava hem bağlantılı birleştirilen dava yönüyle hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Dairemizin 03.07.2015 tarihli kararının 2 nolu bendi ile asıl dava davacısı borçlunun ve davalı alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve…’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA) karar verildiğinden, birleştirilen dosya davacısı 3. kişi …’nin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 08/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.