Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/378 E. 2015/16817 K. 12.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/378
KARAR NO : 2015/16817
KARAR TARİHİ : 12.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın … ilçesinde esnaflık yaptığı, sanıklardan …’ın ise … ilçesinde Hamam işlettiği, bu nedenle birbirlerini tanıdıkları, katılanın evlenmek istediğini bilen sanık …’ın, katılanın yanına giderek hakkında hayatını kaybetmesi sebebiyle ek takipsizlik kararı yazılan … …’i göstererek ” bu kız güzel bir kız şimdi müsait değilsin akşam ben senin yanına uğrarım ” diyerek yanından ayrıldığı, sanık …’ın istemesi üzerine katılanın sanığa iki bira parası verdiği, bir müddet sonra sanıklardan …’un yanında … ile birlikte katılanın iş yerine gelerek …’in katılan ile evlenmek istediğini söyledikleri, katılanın da kabul etmesi üzerine birlikte …’e alyans yüzük ve kolye alarak aralarında nişan yaptıkları, …’in … ilçesinde ev tutmak istemesi üzerine katılanın 1.000 TL değerinde eşya alarak …’e verdiği, sanık …’ın, …’in epilepsi hastası olduğunu söyleyerek birlikte yaşamaya başladıkları, …’in, kimliği olmadığını çıkartmak için Ankara’ya gitmek istediği, bunun üzerine katılanın para bulmak için işyerinde bulunan 1.400 TL değerinde eşyaları satarak parasını …’e verdiği, ertesi gün Ankara’ya gitmek üzere anlaştıkları ancak daha sonra sanık … ve …’in ortadan kaybolduğu, bu şekilde sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
Katılanın aşamalarda, “bipolar affektif bozukluk” rahatsızlığının bulunduğunu belirtmesi nedeniyle, bu konunun araştırılarak kişinin algılama yeteneğinin zayıflığının saptanması hâlinde eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-c maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.02.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.