Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/3246 E. 2015/22813 K. 01.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3246
KARAR NO : 2015/22813
KARAR TARİHİ : 01.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’in, müştekinin yanına yaklaşarak sohbet etmeye başladığı müştekiye hitaben “bir kadın var, istersen sana ayarlayayım, para ile yatıyor” şeklinde sözler söylediği, müştekinin kalkarak olay yerinden ayrılmaya çalıştığı, bu esnada kimliği tespit edilemeyen kendisini polis olarak tanıtan bir şahsın, sanığın talebi ve suçluluk psikolojisi ile mahcup olan müştekinin yanına gelerek telefon ile birisini arıyormuş gibi görünmek suretiyle “komiserim şahsı aldım” şeklinde beyanda bulunduğu ve akabinde müştekiden cüzdanını isteyerek sahte para var mı bakacağım dediği, cüzdan içerisindeki 150 Euro ile 200 TL parayı aldığı, müştekiye kızarak abdest alıp tövbe namazı kılması için camiye götürdüğü, camiden çıkan müştekinin, sanık … ile kimliği tespit edilemeyen şahsı bir daha göremediği, sanığın, bu şekilde 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesinde tarif edilen dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazının reddine, ancak;
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasında yer alan; adli para cezasına ilişkin sırasıyla “30 gün”, “25 gün” ve ” 500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve ” 80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01/04/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.