YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16241
KARAR NO : 2015/5017
KARAR TARİHİ : 09.04.2015
FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/03/2013 gün ve 2009/162-2013/74 sayılı kararı onayan Daire’nin 07/04/2014 gün ve 2013/18347-2014/6737 sayılı kararı aleyhinde davalı-karşı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili; müvekil firmanın 1969 yılında kurulduğunu, orman ürünleri üretimi ve satışı hususunda söz sahibi olduğunu, davalı firmanın adına tescil ettirdiği 2008/00966 2008/011889 sayılı tasarımların Türkiye’de ve Dünyada davalının tescilinden çok önceleri herkes tarafından bilinen ve yaygın olarak kullanılan tasarımlar olduğunu, bu nedenle tasarımların yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımadığını ileri sürererek davalı-karşı davacı adına kayıtlı 2008/00966 ve 2008/01889 nolu tasarım tescillerinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, müvekkil firmanın 100 yılı aşkın süredir orman ürünleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik unsurlarının bulunduğunu, dava konusu tasarımların müvekkil şirket adına WİPO ve TPE nezdinde tescilli olduğunu, davacı-karşı davalının benzer olduğunu iddia ettiği tasarımların mobilya kapılara yönelik olduğunu, müvekkilinin tasarımının ise kapı panel levhasına ilişkin tescillendiğini, her ikisinin farklı şeyler ifade ettiğini, davacı-karşı davalının müvekkilinin tescilli kapı panel levhası tasarımlarını ürettiği “…” markalı ürünlerinde “…” ve “…” ibareleriyle kullandığını ileri sürerek davacı-karşı davalının davasının reddi ile müvekkilene ait tescilli tasarımlara davacı-karşı davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen kararın davalı-karşı davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 07.04.2014 gün 2013/18347 E, 2014/6737 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davalı-karşı davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davalı-karşı davacı vekili temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını istemiş ise de uyuşmazlığın HUMK’nın 438/1.maddesinde belirtilen davalardan olmadığı gibi anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca da duruşma yapılmasına gerek görülmemiş
olmasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442 maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 09/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.